Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/157 E. 2021/13756 K. 01.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/157
KARAR NO : 2021/13756
KARAR TARİHİ : 01.11.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ :Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM :1) Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2020 gün ve 2011/250 Esas ve 2020/85 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a-Müşteki …’ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hakkında TCK’nin 81/1, 35/2, 53, 58, 63. maddeleri gereğince 10 yıl hapis cezasıyla,
b-Mağdur …’yı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81/1, 35/2, 53, 58, 63. maddeleri gereğince 11 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ,
2)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 20.10.2020 gün ve 2020/786 Esas ve 2020/1194 Karar sayılı kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı.

TÜRK MİLLETİ ADINA

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 20.10.2020 gün ve 2020/786 Esas ve 2020/1194 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Dosya incelendi,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezalarının beş yılın üzerinde olması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Oluşa ve dosya içeriğine göre, mağdur …’nın olayın sıcağıyla alınan ilk beyanında kendisini Azat lakabıyla tanınan … isimli şahsın her iki elinde bulunan silahlarla ateş ettiğini söylediği, müşteki …’ın olay günü alınan beyanında kendisini mahalleden tanıdığı Azat lakaplı bir şahsın vurduğunu söylediği her ne kadar mağdur … ve … sanığın tam olarak isim ve soy isim şeklinde adını vermemiş olsalar da sanığın sürekli sahte isim ve lakap kullanmasından dolayı ismini tam olarak bilmelerinin mümkün olmayacağı, olayda birden çok silah kullanıldığı dikkate alındığında mağdur …’nın ve …’ın olayın sıcağı ile alınan ilk beyanlarının dosya içerisindeki delillere ve oluşa uygun olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin delilleri takdir ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamadeki sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2-Sanığın mağdurlardan uyuşturucu satmasını istediği, mağdurların kabul etmemesi üzerine her iki elinde bulunan silahlarla yakın mesafeden birden fazla kez ateş etmek suretiyle yaraladığı anlaşılan olayda; mağdur … hakkında Gaziosmanpaşa Adli tıp Şube Müdürlüğünün 02.01.2009 tarihli raporunda bel sağ tarafında 1 adet ve sağ gluteal bölgede 1 adet olmak üzere 2 adet ateşli silah yarası bulunduğu, mağdurdaki yaralanmalarının yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olmadığı ve (2.) derecede sakrum kırığı oluşturduğu, mağdur … hakkında Gaziosmanpaşa Adli tıp Şube Müdürlüğü’nün 23.10.2008 tarihli raporunda mağdurun kalça bölgesinde 1 adet ateşli silah yarası bulunduğu, yaralanması nedeniyle laponotomi ve ince bağırsak primer onarım yapıldığı, yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olmadığı anlaşıldığından sanık hakkında her iki mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK’nin 35. maddesi ile uygulama yapılırken, atış sayısı, atış mesafesi ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre makul cezalar tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 20.10.2020 gün ve 2020/786 Esas ve 2020/1194 Karar sayılı “istinaf başvurusunun esastan reddine ” hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık müdafiinin eksik inceleme yapıldığına, suçun sübut bulmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince isteme aykırı olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince “Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin is İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01/11/2021 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
21/09/2008 tarihinde meydana gelen kasten öldürmeye teşebbüs, ruhsatsız silah bulundurma suçlarının işlendiği olayda görgü tanığı, kamera görüntüsü gibi deliller bulunmadığı gibi olayın akabinde şüpheli kişinin yüz yüze teşhis işlemi yaptırılmamıştır. Sanık … tüm aşamalarda değişmeyen ifadelerinde suçlamayı kabul etmemiş tevil yoluyla ikrarına da rastlanmamıştır.
Mahkeme sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyet hükmünü mağdurlardan …’ın soruşturma aşamasında ve Isparta Ağır Ceza Mahkemesince talimatla alınan beyanlarına dayandırmış ancak aynı mağdurun Siverek Cezaevinde sanığın resmi gösterilerek yaptırılan teşhiste kendisini vuran kişinin sanık olmadığını, yine SEGBİS sistemiyle yapılan yüzleştirme işleminde de aynı beyanı tekrar etmiş ancak beyanları arasındaki çelişki giderilmemiştir. Olayın diğer mağduru … bulunamadığından mahkemece beyanı alınamamıştır.
Tüm dosyanın incelemesinde:
Mağdurlardan …, olayı müteakip alınan ifadesinde arkadaşı … ile birlikte oturmakta iken …, … ve …’nin birlikte gelerek uyuşturucu satmalarını teklif ettiklerini, kabul etmeyince silahla ateş ettiklerini söylemiş, … ise tek başına sigara almaya giderken duyduğu silah sesleri üzerine döndüğünde Azat olarak tanıdığı kişinin silahla ateş ettiğini, yaralandığını, aralarında herhangi bir sorun olmadığını belirtmiştir. Mağdur …’nın beyanında isimleri geçen … ve … hakkında olaya katıldıkları sabit olmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
Suçta kullanılan silah olayın ertesi günü … isimli kişinin üzerinde yakalanmış, bu kişi alınan her beyanında silahı kimden aldığına dair farklı beyanlarda bulunmasına rağmen sanıktan temin ettiğine dair beyanının bulunmadığı, Murat’ın olayın mağdurları ile yüzleştirme işlemi yapılmadığı gibi dosyamızın sanığı … 15/10/2008 tarihinde şüphe üzerine yakalanmış olmasına, olayın üzerinden çok zaman geçmemesine rağmen canlı teşhis yaptırılmadığı gibi, çok sayıda suç kaydı olan sanığın emniyette fotoğrafları olmasına rağmen fotoğraf üzerinden dahi teşhis işlemi yapılmamıştır.
Yüklenen suçu yargılamanın hiç bir aşamasında kabul etmeyen, savunmasını her aşamada istikrarlı olarak sürdüren sanığın, mağdurların verdikleri çelişkili isimlerden farklı bir kimlik bilgisine sahip olup kimliği konusunda çelişki giderilmediğinden, mağdurun kovuşturma aşamasında kendilerini vuran kişinin sanık olmadığına dair yapılan çok açık ve net beyanların aksine bu suçları işlediğine dair şüpheden uzak mahkumiyetine yetecek kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığından kararın bozulması gerektiği düşüncesi ile çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.