YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6803
KARAR NO : 2021/9120
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
Mahkeme : … (Kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1- Uyuşturucu madde ticareti yapma (tüm sanıklar)
2- Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (sanık … ve sanık … hakkında)
3- Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma (sanıklar … ve …)
Hüküm : Mahkûmiyet (tüm sanıklar hakkında)
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklar … ve … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu ile birlikte “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan, sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu ile birlikte “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma”
suçundan da kamu davası açıldığı, kararın gerekçesinde sanıkların eylemlerinin örgütün faaliyeti kapsamında olmadığının belirtildiği ancak sanıklar hakkında bu suçlardan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, mahkemesince her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür
A) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” ve “suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
25/12/2012 tarihinde sanığa usulüne uygun tebliğ edilen hükmün yasal süre geçtikten sonra 06/05/2013 tarihinde temyiz edilmesi nedeniyle mahkemenin 10/05/2013 tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararı yasaya uygun olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, red kararının ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
C) Sanıklar … ve … hakkında “suç işlemek için örgüt kurma” ve “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçlarından; sanık … hakkında ise “suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
1- 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinde düzenlenen “suç işlemek için örgüt kurmak” suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibarıyla devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında, işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibarıyla somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp, bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir. Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgütün çerçevesinde suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüte üye olmak suçundan ayrı ayrı cezalandırılır.
Somut olay incelendiğinde; örgüt oluşturmak için sanık sayısı yeterli ise de; sanıklar arasında hiyerarşik ilişki saptanmamıştır. Öte yandan, kardeş olan sanıklar … ve …’ın iradeleri arasında devamlılık bulunduğu kabul edilebilir ise de, bunlarla diğer sanıkların suç işleme iradelerinde devamlılık olduğuna ilişkin delil bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, sanıklar arasında hiyerarşik ilişki ve suç işleme iradelerinde devamlılık bulunmaması nedeniyle, TCK’nın 220. maddesinde tanımlanan “örgüt kurma” suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında bu suçlardan beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- (1) numaralı bozma nedenine göre, sanıklar … ve …’ın üzerine atılı “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu, suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediğine ilişkin delil bulunmadığı gözetilmeden, TCK‘nın 188. maddesinin 5. fıkrası gereğince cezasının artırılması,
Yasaya aykırı, sanıklar … ve … müdafilerinin ve sanık …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK’nun 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA; bozma nedenine göre, hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik
temyiz isteği süre yönünden reddedilen diğer sanık …’a ve mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeyen sanık …’a CMUK’nun 325. maddesi gereğince bozmanın SİRAYETİNE,
D) Sanıklar …, … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Olay, yakalama ve el koyma tutanakları, telefon tespit tutanakları, suça konu esrarın ele geçiriliş biçimi ve tüm dosya kapsamına göre;
21.12.2006 tarihinde … ve 01.06.2007 tarihinde sanık …’dan ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgili olarak sanıkların ilişkisinin somut olarak kurulamadığı, sanıkların uyuşturucu maddeyi başkalarına temin ettiğine veya ticaret için bulundurduğuna ilişkin içeriğine değişik anlamlar yüklenmesi mümkün telefon konuşmaları dışında, savunmalarının aksine kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanıkların uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti veya sağlama suçundan beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar … ile … müdafiinin ve sanık …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
22.09.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.