YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3820
KARAR NO : 2021/7599
KARAR TARİHİ : 16.09.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçlu İcra Mahkemesine başvurusunda, takip konusu senedin taşınmaz alımına ilişkin teminat olarak verildiğinden kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediği, dolayısıyla kambiyo senedi vasfına haiz olmadığından takibin iptaliyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde hüküm kurulduğu görülmektedir.
6102 Sayılı TTK’nun 776/1. maddesinin (b) bendinde bono veya emre yazılı senedin kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içermesi gerektiği, 777. maddesinde de bu unsuru içermeyen bir senedin bono sayılmayacağı hükme bağlanmıştır.
HGK’nun 14.03.2001 tarih 2001/12-233 ve 20.06.2001 tarih, 2001/12-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. İİK’nun 169/a maddesi uyarınca, belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir.
Somut olayda, takip konusu senedin arka yüzünde, “İş bu senet teminat senedidir. İşbu senet 27.11.2019 tarihinde Antalya ili, Serik İlçesi1406 parselde bulunan gayrimenkul satışına istinaden tanzim edilmiştir” ibarelerinin bulunduğu dolayısıyla senedin hangi ilişkinin teminatı olduğunu da açıklayacak şekilde teminat olarak verildiği, kaldı ki dosyada mevcut 03.03.2020 tarihli ek protokol ve alacaklının 17.10.2020 tarihli cevap dilekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde senedin teminat olarak verildiği, Senedin arka yüzünde yer alan şerh ile bahsi geçen beyan ve belgelere göre, veriliş nedeninin taşınmaz satım sözleşmesi olduğunun anlaşılması karşısında, senedin, Türk Ticaret Kanunu’nun 776/1-b maddesinde belirtilen “kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi” unsurunu taşımadığı dolayısıyla kambiyo senedi vasfına haiz olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 24/02/2021 tarih ve 2021/285 E. -2021/364 K. sayılı istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA, … 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 23/12/2020 tarih ve 2020/350 E. – 2020/478 K. sayılı kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre borçlunun temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.