YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5269
KARAR NO : 2013/11970
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
…
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü :
Suç tarihlerinde Türkiye Kızılay Derneği … şubesi yönetim kurulu başkanı olan sanığın 2001-2003 yıllarında …,…,…’e burs ücreti verilmediği halde vermiş gibi belge düzenleyip sahte imzalarla 990 TL’yi mal edindiği iddiasıyla zimmet suçundan kamu davası açılmış ve yargılama sonunda, mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de,
Mülga 2908 sayılı Dernekler Kanunu’nun 71/son maddesinde “Türkiye Kızılay Derneği ile Türk Hava Kurumunun mal ve paraları Devlet malı sayılır. Bunlara karşı suç işleyenler Devlet memuru gibi cezalandırılır.” hükmünün bulunduğu, bu düzenlemeye göre sanığın eylemlerinin zimmet suçunu oluşturacağı, ancak 23/11/2004 gün ve 25649 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nda Türkiye Kızılay Derneği ile Türk Hava Kurumunun mal ve paralarına karşı suç işleyenlerin Devlet memuru gibi cezalandırılacağına ilişkin düzenlemenin bulunmadığı, bu düzenlemenin yerine tüm kamuya yararlı dernekleri kapsayacak şekilde anılan Kanun’un 27/son maddesi ile “Kamu yararına çalışan derneklerin mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.” hükmüne yer verildiği ve ayrıca 32/1-f maddesi ile de “ Her ne suretle olursa olsun kendisine tevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlâk veya rehneden veya satan, gizleyen, imha, inkâr, tahrif veya tağyir eden yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçiler ile derneğin diğer personeli Türk Ceza Kanunu’nun güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır. Ayrıca, mahkeme yargılama sırasında sanıkların, organlardaki görevlerinden geçici olarak uzaklaştırılmasına da karar verebilir.” şeklinde düzenleme yapıldığı ;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 22/10/2013 gün ve 2012/1275 Esas, 2013/419 sayılı Kararı ve yukarıdaki açıklamalar ışığında, zimmet suçunun kamu
…/…
-2-
görevlileri ile özel yasalarında kamu görevlisi gibi cezalandırılacakları öngörülen kişiler tarafından işlenebileceği, TCK’nın 6/1-c maddesinin de 5252 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi uyarınca ancak 01/01/2009 tarihinde itibaren özel Yasalarda uygulanabileceği dikkate alındığında, suç tarihine göre lehe olan 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nda Türkiye Kızılay Derneği görevlilerinin veya dernek malına karşı suç işleyenlerin kamu görevlisi gibi cezalandırılacağına dair bir düzenleme bulunmaması nedeniyle sanığın zimmet suçunun faili olamayacağı, eyleminin sübutu halinde zincirleme güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve 765 sayılı TCK’nın 510. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, 2003 yılı olan son suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, CMUK’nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 10/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.