Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/21857 E. 2021/9224 K. 27.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21857
KARAR NO : 2021/9224
KARAR TARİHİ : 27.09.2021

Mahkeme : ERZURUM Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler sanıklar …, … ve …müdafileri ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A)Sanık … hakkında verilen hükme yönelik sanık müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı temyiz istemi üzerine yapılan incelemede:
Dosya kapsamından,sanık … hakkında ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükmünün, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından süresinde istinaf edildiği, ancak bölge adliye mahkemesince sanık müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı istinaf başvurusu hakkında herhangi bir karar verilmediği; Cumhuriyet savcısının istinaf istemi dikkate
alınarak “istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verildiği anlaşılmakla, sanık … hakkında, müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı istinaf isteminin, görevli ve yetkili mercii olan bölge adliye mahkemesi tarafından değerlendirilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
B)Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesindeki sebeplerin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinde yer alan “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir…” şeklindeki düzenleme ve TCK‘nın 52/4. maddesinde yer alan “…ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.” ibaresi birlikte dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince yapılan “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ” ilişkin ihtarın, mevcut yasal düzenlemelerle çelişmediği ve infazı kısıtlamadığı gözetilmeden, bölge adliye mahkemesince hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “ödenmeyen adli para cezasına ilişkin 5275 sayılı Yasanın 106. maddesi hükümlerinin uygulanacağının ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
2)Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilirken, hükümden önce 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Bölge adliye mahkemesince sanık hakkında CMK’nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen hükümde düzeltme yapılmış olup, bu durumda CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca “düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ” karar verilmesi gerekirken, maddi hata sonucu “ hükmün düzeltilerek onanmasına” karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin 02/10/2020 tarihli, 2020/772 esas ve 2020/1323 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’ce 02/10/2020 tarihli, 2020/772 esas ve 2020/1323 karar sayılı ile verilen kararda;
Sanık … yönünden, TCK’nın 52/4. maddesindeki ihtara ilişkin düzeltme içeren fıkranın hükümden çıkarılarak “Sanık … hakkında ilk derece mahkemesince TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine ‘Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli iptal kararı ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCK’nın 53/3. fıkrasında yapılan değişiklikten sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,’ ibaresinin yazılması suretiyle, diğer yönleri kanuna uygun olan hükme yönelik istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine” ibaresinin yazılması,
Suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
C)Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesindeki sebeplerin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
CMK’nın 280/1-a maddesi gereğince “İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilebileceği düzenlenmiş olup, bölge adliye mahkemesince, sanık … hakkında “Sanığın, uyuşturucu ticareti yapma eylemini işlediğinin sabit olmadığından, CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine” karar verilebilmesi için, CMK’nın 280/1-c maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, CMK’nın 280/1-a maddesi kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olup, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin 02/10/2020 tarihli, 2020/772 esas ve 2020/1323 karar sayılı hükmü hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA,
D)Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesindeki sebeplerin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Dosyada yer alan 12/04/2019 tarihli krokili tutanakta, uyuşturucu madde satışının yapıldığı yer ile Şeyh Edebali İlköğetim Okulu arasında 190 metre mesafenin dijital ortamda tespit edildiğinin belirtilmesi karşısında; uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun, belirtilen yere mutad ulaşım yolları ile (yaya yürüme yada araçla tespit edilecek) mesafesinin iki yüz metreden yakın olup olmadığının gerektiğinde keşif de yapılmak suretiyle kesin olarak tespit edilerek belirlendikten sonra, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 188/4-b bendinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile ne şekilde ölçüm yapıldığı anlaşılamayan kolluk tutanağına dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılırken, indirim sonucu aynı maddenin son cümlesine göre verilecek hapis cezasının 12 yıldan fazla olamayacağı gözetilmeyerek, sonuç hapis cezası olarak 10 yıl yerine, 12 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olup, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin 02/10/2020 tarihli, 2020/772 esas ve 2020/1323 karar sayılı hükmü hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
CMK’nın 304. maddesi uyarınca dosyanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine; kararın bir örneğinin Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine,
27/09/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.