Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/814 E. 2021/3789 K. 28.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/814
KARAR NO : 2021/3789
KARAR TARİHİ : 28.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 19.01.2021 Salı günü davalılar vekili Av. … geldi. Davacılar adlarına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; davacılar vekilinin başlangıçta davayı kısmi dava olarak açtığı ve yargılama aşamasında 19/02/2015 tarihli ıslah beyanını içeren dilekçe ile talep konusu miktarın artırıldığı ve artırılan kısma ilişkin eksik harcın da ikmal edildiği davalı … ve Ortakları Adi Komandit Şirketine (yeni ünvanı …) usulüne uygun olarak tebligatların yapılmadığı ve davalının hukuki dinlenilme ve savunma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle, usulü eksikliklerin giderilmesinin ardından uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması gerektiğine bozma nedenine göre davalı … İnş. Tic. A.Ş.’nin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafça zarar miktarının hesap bilirkişi raporunun tebliğ tarihi olan 24/11/2014 tarihinde öğrenildiği, yasal bir yıllık süre içinde 19/02/2015 tarihinde ıslah dilekçesi verildiği, davalılarca süresinde zamanaşımı def’inde bulunulmuş ise de zamanaşımı süresinin ıslah dilekçesinin verildiği tarih itibariyla değerlendirileceği, ıslah dilekçesinin verildiği 19/02/2015 tarihinde zamanaşımının süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın esastan kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
a)Kanunlarda def’i, davalının yerine getirmesi gereken bir edimi, özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınması olanağı sağlayan bir hak olarak tanımlanmaktadır. Zamanaşımı ise, borcu ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenebilirliğini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu nedenle zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır ve zamanaşımı def’i olarak ileri sürülmesi gerekir.
Uyuşmazlık ise, haksız fiilden kaynaklanmakta olup olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesi uyarınca; haksız fiilden doğan zararın tazminine ilişkin davalar, zarar görenin zararı ve zarar vereni öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde haksız fiil tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; her iki davalının da süresinde ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulundukları anlaşılmaktadır. Haksız eylemde zamanaşımı süresinin başlangıcı zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarih olduğuna göre, mahkemenin davalıların zarar verici eyleminin, yani bina zeminindeki kaymanın ıslah tarihi itibariyle devam edip etmediğini, binanın yıkıldığının 01/06/2017 tarihli keşif zaptı ile tespit edildiği de gözetilerek, uzman bilirkişi heyetinden ek rapor almak suretiyle değerlendirmesi ve zamanaşımı başlangıcını doğru olarak tespit etmesi gerekirken, ıslah edilen dava değeri yönünden 13/11/2014 tarihli hesap bilirkişi raporunun davacıya tebliğ tarihinin zararın öğrenilmesi ve zamanaşımının başlangıcı olarak esas alınması dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
b) Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, esasen bina güçlendirme bedeli hesaplanmıştır. Hükmedilecek, binanın eski hale getirilmesi yani güçlendirme bedeli, binanın olay tarihindeki mevcut değerini geçemeyecektir. Şu halde, mahkemece, uzman bilirkişi heyetinden alınacak raporla davaya konu binanın olay tarihindeki gerçek değeri ve binanın güçlendirme bedeli belirlenerek taşınmazın değerini geçmeyecek şekilde tazminata hükmedilmesi gerekirken doğrudan güçlendirme bedeline hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün be nedenle de bozulması gerekmiştir.
c-Davaya konu olay nedeniyle; bir kısım davacıların mahrum kalınan kira alacağının tahsili istemiyle açmış olduğu ve daha önce Dairemizin ve Hukuk Genel Kurulu’nun temyiz incelemesinden geçen emsal İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/09/2020 gün, 2016/162 esas ve 2020/173 karar sayılı dosyası da gözetilerek, davacılara ait binanın eski bir yapı olması, binaya projesi dışında ilave yapılar eklenmesi, betonarme harcında deniz kumu kullanılmasının zararın artmasına neden olması nedeniyle davacıların da olayda müterafik kusuru bulunduğu dikkate alınarak, olay tarihinde yürürlükte bulunan BK m.44 uyarınca hesaplanacak tazminattan uygun miktarda indirim yapılmak üzere, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2/a,b,c) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 28/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.