Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/23688 E. 2021/22198 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23688
KARAR NO : 2021/22198
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve Cumhuriyet Savcısı

K A R A R

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz süresi yönünden halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesi gereğince, O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz dilekçesinin karar tarihinden itibaren bir aylık süresi içinde verilmediği anlaşıldığından tebliğnameye aykırı olarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
B- Sanığın temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın sanığın yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın müşteki … ile katılan …’ün mahkemeye bildirdikleri en son adreslerine tebliğ edilmesi gerekirken doğrudan MERNİS adreslerine Tebligat Kanunu 21/2. maddesi gereğince yapılması nedeniyle tebligatın usulüne uygun olmadığı, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 24/03/2016 tarihli 2015/497 esas ve 2016/199 karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararların hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararlarının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın sorgusunun olduğu anlaşıldığından, sanığın 12/06/2013 tarihli sorgusuna göre, 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının inceleme tarihine kadar gerçekleşmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye farklı gerekçeyle uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 21/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.