Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/1427 E. 2021/13317 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1427
KARAR NO : 2021/13317
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacı şirket işyerinde yapılan denetim sonucu, şirket çalışanı olmayan … ve … isimli kişilerin çalışan gibi kabul edilerek adlarına 2010 yılı 2, 3 ve 4 aylarına ilişkin ek sigorta bildirgesinin verilmesi ve bildirimlerin yapılmamasından kaynaklı olarak idari para cezası kesildiğini, bahse konu kişilerin şirket çalışan değil şirket denetçisi olduklarını ileri sürerek, kurum işleminin iptalini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın reddini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davalı Kurum tarafından davacı şirket hakkında ek prim bildirgeleri verilmesine yönelik işlemle bağlantılı olarak kesilen idari para cezasının İdare mahkemesince iptaline karar verildiği, Kurumca çalışan olarak tespit edilen … ve … isimli şahısların denetçi olduklarına dair kararın ticaret sicilinde ilan edildiğini, kaldı ki bu kişilere ödenen ücretle ilgili sadece damga vergisi kesilip bir huzur hakkı olduğunun ortada olduğunu, ödenen ücretin çalışma karşılığı olmadığı gibi şirketin tüzel kişiliği emrinde işverenin denetimi ve gözetimi altında çalışmalarının da bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın kabulü ile; Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı Kurum vekili, kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, bilirkişi raporundaki aksine tespit ve değerlendirmelerin kabul edilemeyeceğini belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurumda tescilli 191130.06 sicil sayılı davacı işyerinde 31.12.2012 tarihinde yapılan denetimde, işverence sunulan bordrolar ile Kuruma bildirilen sigorta primine esas kazançlar arasında fark olduğu, şöyle ki; 2012/2. ay ücret bordrosunda dava dışı Mustafa Bağbuğ’a 59.28 TL, …’e 59.28 TL brüt tutarlı, 2012/3. ve 4. ay ücret bordrolarında yine aynı kişilere 59,28 TL tutarlı brüt ücret ödemesi olduğunun deftere kaydedildiği ancak Kuruma bildirilmediğinin tespiti edildiği, Kurum denetmenince adı geçen şahısların işveren nezdinde çalıştığı kabul edilerek, 2010 yılı 2, 3 ve 4. ayında her iki çalışan için 1’er gün ek bildirgesi verilmesi ve 6.014,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, Kurumun 30.06.2014 günlü yazı ile ek bildirim belgelerinin işverenden talep edildiği, davacı şirketçe 15.07.2014 tarihinde karara itiraz edildiği, 17.05.2015 günlü komisyon kararıyla itirazın reddine ilişkin kararın davacı şirkete tebliğinden itibaren yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu uyuşmazlığın dava dışı sigortalıların çalışmalarının varlığı noktasında toplandığı dikkate alındığında, günlerinin eksik bildirildiği iddia edilen sigortalıların da davada taraf olmasında hukuki yararının olduğu anlaşıldığından, davanın sadece … hakkında yürütülüp sonuçlandırılması isabetsizdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.12.2011 günlü 2011/21-632 E;, 2011/784 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava sonucunda verilecek karar, günlerinin eksik bildirildiği iddia edilen sigortalıların da hak alanını ilgilendirdiğinden, davacı tarafa harcı da yatırılmak suretiyle yöntemince söz konusu sigortalıların davaya dahil edilmesi (davanın teşmil edilmesi) için süre verilmesi, anılan sigortalıların gösterdiği deliller de toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, belirtilen eksiklik giderilmeden ve pasif ehliyet yönü halledilmeden yargılamanın sürdürülmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.