Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3222 E. 2021/5256 K. 21.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3222
KARAR NO : 2021/5256
KARAR TARİHİ : 21.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.02.2018 tarih ve 2016/313 E- 2018/170 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.09.2019 tarih ve 2018/992 E- 2019/1137 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, davacının tüm edimlerini yerine getirerek malları teslim ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığını, davacı tarafından teslim edilmiş bir mal bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ve davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının düzenlemiş olduğu faturanın davalıya tebliğ edildiği, davalı ticari defterlerinde de bu faturanın kayıtlı olduğu fatura itibariyle hizmet ve malın alındığının kabulü ile takip konusu asıl alacak miktarı itibariyle davacının davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davaya ve takibe konu davacı tarafça kesilen faturanın takip tarihi itibarıyla davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı her ne kadar fatura içeriği malların teslim edilmediğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını belirtmiş ise de, söz konusu faturayı ticari defterlerine kaydettiği ve süresi içinde faturaya itiraz etmediği, buna göre fatura içeriği mal veya hizmetin teslim alındığı yolundaki karinenin aksinin yani mal veya hizmetin teslim edilmediğinin ispat külfetinin davalıda olduğu, davalının fatura içeriği mal veya hizmetin teslim edilmediğini ispatlayamadığı, davalı iade faturası kesmiş ise de söz konusu iade faturasının icra takibinden sonra düzenlendiği, davalının ödeme savunmasında da bulunmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.022,71 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.