Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/17509 E. 2013/16266 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17509
KARAR NO : 2013/16266
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.05.2012 tarih ve 2012/97-2012/275 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı aracılığıyla, iş yeri devri konusunda dava dışı … ile anlaştıklarını, karşılığında 30.000 TL’nın müvekkillerince ödendiğini, 09.09.2008 tarihi itibariyle devrin gerçekleşmemesi halinde davalının, satıcının almış olduğu bedeli müvekkillere ödemeyi kabul ettiğini, bunun karşılığı olarak teminat senedi düzenlendiğini ancak iş yeri devrinin gerçekleşmediğini ileri sürerek 30.000 TL’nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı satıcı ile davacı alıcıları bir araya getirdiğini, bu aracılık faaliyete nedeni 5.000 TL ücret aldığını, bu ücreti çek ile ödediğini, iş yeri devrinin gerçekleşmemesi karşısında davanın üçüncü kişi aleyhine açılması gerektiğini, kaldıki davacıların ödenen bedel karşılığında aldıkları senet ile icra takibine geçtiklerini, borcun ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı vekili 24.05.2012 tarihli celsedeki beyanında bozma ilamında adı geçen 26.000 TL senedin tahsil edilmediğini, başkasına ciro edildiğini, senedi geri alıp dosyaya ve davalıya iadelerinin mümkün olmadığını, bu nedenle ibraz edemeyeceklerini beyan ettiği, bu durumda davacının davalıdan ancak 4.000 TL’lik kısmı talep edebileceği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 4.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.