YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15830
KARAR NO : 2013/14289
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/04/2009 gün ve 2008/134-2009/239 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı …Ltd. Şti. ile davalı Toprakbank A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalı bankanın bankacılık hukuku ve teamülleri açısından geçerli bir neden bulunmaksızın kredi borcunu kat ettiğini, ihtarnamede borcun ödenmesi için 24 saatlik bir süre verildiğini, dolayısı ile müvekkili şirketin ticari hayatını bitirdiğini, davalı bankanın haksız ve sözleşmeye aykırı olarak yaptığı bu işlemden dolayı maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 6.755.983,10 TL maddi, 1.280.775,07 TL munzam zarar ve 2.000 TL manevi olmak üzere toplam 8.038.758,17 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki, derdestlik ve husumet itirazı ile zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu sözleşmenin taraflarının dava dışı …San. Ve Tic. Ltd. Şti ile davalı Toprakbank A.Ş. olduğu, davalı Toprakbank A.Ş’nin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 26.09.2002 tarih, 826 sayılı kararı ile gayri nakdi yükümlülükler dahil diğer aktif ve pasifleri ile birlikte 30.09.2002 tarihi itibari ile ayrı tüzel kişiliğe haiz Birleşik Fon Bankası A.Ş. bünyesinde devren birleştirildiği, bu durumda davalı TMSF’nin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiş ancak temyiz harç ve masrafları yönünden adli yardım kararı verilmesini talep etmiştir.
1- 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 448. maddesi hükmü uyarınca, davacı vekilinin temyiz harç ve giderleri ile ilgili adli yardım talebi bakımından söz konusu yasa hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda aynı yasanın 336/3. maddesi uyarınca davacı vekilinin kanun yoluna ilişkin adli yardım talebi ile ilgili karar vermeye yetkili mercii temyiz incelemesi yapmakla görevli Dairemiz olduğundan, davacı vekilinin adli yardım talebi ile ilgili olarak yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK’nın konuyla ilgili ve emredici nitelikteki 336/2. maddesi hükmünün hilafına, davacı vekilinin adli yardım talebine ilişkin dilekçesi ekinde talebini haklı gösterecek hiç bir bilgi ve belgeye yer verilmediği gibi davanın reddi yönündeki mahkeme hükmüne ilişkin temyiz istemleri bakımından peşin olarak yatırılması gereken harç ve sair giderlerin miktarı karşısında, adli yardım talebinin makul ve inandırıcı olmadığı kanısına varılmakla, davacı vekilinin kanun yoluna ilişkin harç ve giderler bakımından adli yardım talebinin HMK’nın 337/2. maddesi uyarınca kesin olarak reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin kanun yoluna ilişkin adli yardım talebinin kesin olarak reddi nedeniyle, 1086 sayılı HUMK’nın 434/3. maddesi uyarınca peşin temyiz harcının ve dosyanın Yargıtay’a sevk giderinin ikmali için gerekli işlemler yapılmak üzere dava dosyasının yerel mahkemeye geri çevrilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının adli yardım isteminin kesin olarak reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle dava dosyasının yerel mahkemeye GERİ ÇEVRİLMESİNE, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.