YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7745
KARAR NO : 2021/13392
KARAR TARİHİ : 03.11.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davalı … Ltd. Şti. hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı … Ltd. Şti. hakkında açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum ve davalı … Ltd. Şti. vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum ve davalı … Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının 01.11.1997 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 30.07.2002-30.10.2003 tarihleri arasındaki askerlik hizmeti dışında işten çıkartıldığı 12.02.2009 tarihine kadar aralıksız devam ettiğini, davacının sigorta primlerinin zaman zaman yatmadığını, giriş, çıkış işlemlerinin yapıldığını, …Gümrük Müşavirliği Ltd.Şti.’nin daha sonra … Müşavirliği Ltd.Şti. ile birleştiğini, şirket ortakları …ve Timur Saffet Güntürk’ün bu şirkete de ortak olduklarını beyanla, bu nedenle davacının davalı şirkete ait işyerinde 01.11.1997-12.02.2009 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; … Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti işyerinin 1.5.1997 tarihinde yasa kapsamına alındığını, halen faal olduğunu, …Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti. işyerinin ise 1.9.2004 tarihinde kapsama alındığını, 16.2.2009 tarihinde kapsamdan çıktığını, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Gümrük Müşavirliği Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının, çalıştığı dönemde tüm sigorta primlerinin eksiksiz ve tam olarak yatırıldığını, müvekkili şirketin dava açıldıktan sonra tasfiyeye girdiğini, şirketin ticaret sicilinden terkin edilerek tasfiye ile son bulduğunu, şirketin tüzel kişilik vasfının bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Ltd.Şti. cevap dilekçesinde; davacının şirketlerinde hiçbir zaman çalışmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“1-Davalı … Ltd. Şti. hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Davalı … Ltd. Şti. hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, davacı …’ın 01.11.1997-12.02.2009 tarihleri arasında, davalı …Şti’ne ait;
1001851 sicil numaralı işyerinde:
01.11.1997- 31.12.1997 tarihleri arasında 60 gün,
01.01.1998- 01.06.1998 tarihleri arasında 150 gün,
1998/2.döneminde 60 gün,
1998/3.döneminde 65 gün,
1999/1.döneminde 60 gün,
I999/2.döneminde 60 gün,
1999/3.döneminde 105 gün,
01.01.2000- 31.12.2000 tarihleri arasında 360 gün,
01.01.2001- 31.12.2001 tarihleri arasında 360 gün,
01.01.2002- 29.07.2002 tarihleri arasında 209 gün,
01.11.2003- 31.12.2003 tarihleri arasında 60 gün,
01.01.2004- 30.08.2004 tarihleri arasında 240 gün,
1119375 sicil numaralı işyerinde:
01.09.2004- 31.12.2004 tarihleri arasında 120 gün,
01.01.2005- 12.01.2005 tarihleri arasında 11 gün,
16.09.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 105 gün,
01.01.2008- 31.03.2008 tarihleri arasında 90 gün,
01.01.2009- 29.01.2009 tarihleri arasında 27 gün asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine” karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
“… Anadolu 9. İş Mahkemesi’nin 12/12/2017 tarihli, 2010/74 Esas – 2017/775 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı … şirketi ve davalı Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum ve davalı şirket vekilleri, davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, … 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, … 2000, s.288). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. Şu halde; anılan HGK kararı çerçevesinde, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olaya dönüldüğünde, eldeki davanın 22.01.2010 tarihinde açıldığı, davalı …Şti.’nin 13.04.2010 tarihinde terkin edildiğinin anlaşılması üzerine davacı tarafından … Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin E.2011/274 sayılı dosyasında şirketin ihyasına karar verildiği ancak tasfiye memuru atanmadığı, şirket vekilinin ihya davasından önceki tasfiye aşamasında tasfiye memuru olarak atanan Timur Saffet Güntürk tarafından verilen vekaletname uyarınca kararın temyiz edildiği anlaşılmakla; adı geçen davalı şirketin ihyası sağlanmakla birlikte tasfiye memuru atanmadığı anlaşıldığından yasal prosedür işletilmek suretiyle, şirkete tasfiye memuru atanmasına dair karar alındıktan sonra usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum ve davalı … Ltd. Şti. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı … Ltd. Şti.’ne iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.