Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/4633 E. 2021/13368 K. 03.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4633
KARAR NO : 2021/13368
KARAR TARİHİ : 03.11.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

Dava, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I- İSTEM:
Dava, davacının “İstasyon Mahallesi … Sokak No:…Merkez/ …” adresindeki (… 039-49) sicil sayılı işyerinin sahibi olduğunu, davalı Kurumun müvekkiline tebliğ ettiği 15.04.2016 tarih ve 2219059 sayılı yazısı …’ın bildirimi yapılmamış çalışan olduğu iddiasıyla işe giriş bildirgesinin düzenlenip 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi ve Kamu İdarelerinin Denetim Elemanlarınca Yapılacak Tespitler Hakkındaki Yönetmeliğin 7 nci maddesine göre davalı Kuruma gönderilmesinin talep edildiğini, müvekkilinin davalı kurum talebine süresi içinde itiraz ettiğini, ancak itirazının davalı Kurumun 03.06.2016 tarih ve 8008250 sayılı yazısıyla reddedildiğini, …’ın müvekkilinin işyeri çalışanı olduğuna dair davalı Kurum iddiasının öncelikle 15.02.2016 tarihinde mahallinde yapılan tespite aykırı olduğunu, bu tespit sırasında açıkça belirtildiği gibi …’ın temizlik şirketinden müvekkili şirkete iş görüşmesi için geldiğini, bu husunun …’ın tespit tutanağına geçen beyanı ile sabit olduğunu, buna rağmen davalı Kurumun ortaya somut bir tespit yada delil koymadan, sadece sosyal güvenlik denetmeninin kişisel kanaatini içeren varsayıma dayalı bir gerekçe ile adı geçeni müvekkilinin işyeri çalışanı kabul etmesinin ve işe giriş bildirgesi tazminini talep etmesinin hukuka ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, davalı Kurumun her türlü şüpheden uzak ve inandırıcı deliller ile kanıtlanmadan varsayıma dayalı olarak tesis ettiği bu işlemini müvekkilini hak etmediği bir külfet ile karşı karşıya bıraktığını belirterek …’ın müvekkiline ait işyerinde çalışmadığının tespitiyle sigorta giriş bildirgesinin 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine göre davalı Kuruma gönderilmesi talebini içeren 15.04.2016 tarih ve 2219059 sayılı işlemi ile buna yönelik itirazlarının reddine dair 03.06.2016 tarih ve 8008 250 sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
II- CEVAP:
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davada Edirne İdare Mahkemesinin görevli olduğunu, zira idarenin işlemlerine karşı açılan davaların idare mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davanın zamanaşımından reddini talep ettiklerini, kurum denetmenince düzenlenen 11.04.2016 tarih ve 2016/MA/036 sayılı inceleme raporu neticesinde …’ın davacıya ait işyerinde çalıştığı halde kuruma bildirimi yapılmamış çalışan olduğunun tespit edildiğini, denetim sonucunda işyerinde fiilen çalışırken tespit edilen …’ın en geç 15.02.2016 tarihi itibariyle sigortalı olması gerektiği kanaatine varıldığını, 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi hükmünün açık olduğunu, sigortalı işe giriş bildirgeleri ve aylık prim hizmet belgelerinin 5510 sayılı Kanunun 86 ncı ve Kamu İdarelerinin Denetim Elemanlarınca Yapılacak Tespitler Hakkında Yönetmeliğin 7 ncı maddesine göre düzenlenerek müvekkili Kuruma bildirilmesinin gerektiğini, davacı hakkında müvekkili Kurumca tesis edilen işlemin yerinde ve hukuka uygun olduğunu, müvekkili Kurumun kanun koyucunun koymuş olduğu genel, soyut hukuk kuralını somut olaya doğru bir biçimde uygulayarak işlem tesis ettiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, “Davanın kabulü ile; işçi …’ın 15.02.2016 tarihinde davacı işverene ait işyerinde çalışmasının bulunmadığının tespitiyle davalı Kurumun işçi …’ın davacı işverene ait işyerinde 1 günlük hizmet tespitine yönelik 15.04.2016 tarih ve 2219059 sayılı işleminin iptaline,” karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu ileri sürmektedir.
B- BAM KARARI
Kırklareli İş Mahkemesi’nin 12/07/2018 tarihli, 2016/159 Esas – 2018/194 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,kırklareli İş Mahkemesi’nin 12/07/2018 tarihli, 2016/159 Esas – 2018/194 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
IV- TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi Kararının bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI ve İNCELEME
Dosya kapsamı incelendiğinde, dava dışı …’ın davacıya ait iş yerinde çalışmadığının tespiti istemine ilişkin davacı işveren tarafından açılan iş bu dava ile, söz konusu dava sonucu verilecek hüküm dava dışı sigortalı …’ın hak alanını etkileyeceğinden, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesinde “…maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir…” hükmü uyarınca, dava dışı …’a usulüne uygun şekilde husumet yöneltilmeli, ilgili şahsın göstereceği bütün deliller toplandıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.