Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/14972 E. 2013/18592 K. 23.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14972
KARAR NO : 2013/18592
KARAR TARİHİ : 23.10.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2012 tarih ve 2011/247-2012/736 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait aracın 04.10.2010 tarihinde Antalya-Mersin yolunda tek taraflı trafik kazası yaptığını, araçta yüklü bulunan mandalinaların hasara uğradığını, hasar bedeli olan 8.737,30 TL’nin müvekkili tarafından dava dışı sigortalasına ödendiğini ileri sürerek 8.737,30 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta işleminin kazadan sonra yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tutulan tutanakta kazanın 04.10.2010 saat 2:00 sıralarında, alkol testinin aynı gün saat 2:17’de yapıldığı, davacı … şirketinin, cevabi yazısında sigorta poliçesinin 04.10.2010 saat 09:24:37’de düzenlediğini bildirdiği bu nedenle, sigorta sözleşmesinin kaza tarihinden sonra tanzim edildiği ve bu sebeple davacının davalıya karşı rücuen tazminat davası açma hakkına sahip olmadığı gerekçelerine dayanılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliye sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rucüan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlendiği gibi, sigorta poliçesinin rizikodan sonra düzenlendiği dolayısıyla riziko tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK’nın 1301. maddesine göre rucü imkanı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosyada mevcut 04.10.2010 tarihli ibranamede ödeme yapılan sigortalının alacağını ve dava haklarını davacı … şirketine temlik ettiği anlaşıldığından, bu husus değerlendirilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.