YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4633
KARAR NO : 2021/8671
KARAR TARİHİ : 21.05.2021
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ve kamu malına zarar verme suçlarından … Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …’ın, hükümlü ve tutukluları daha az cezayı gerektiren şekilde kasten yaralamak eylemi sebebiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/2-e maddesi uyarınca 10 gün hücre hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 07/05/2020 tarihli ve 2020/554 sayılı kararının şikâyet edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, anılan kararın onaylanmasına ilişkin … 2. İnfaz Hâkimliğinin 27/05/2020 tarihli ve 2020/1493 esas, 2020/1517 karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile söz konusu kararın kaldırılmasına dair mercii … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/06/2020 tarihli ve 2020/1212 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkında uygulanan hücre disiplin cezasının itiraz edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, söz konusu cezasının onaylanması kararına karşı yapılan itiraz üzerine merciince, “…hükümlünün eylemi için alt sınıra yakın ceza belirlenmesi gerekirken ölçülülük ilkesine de aykırı olacak şekilde en üst sınırdan ceza verilmesi …” şeklindeki gerekçe ile itirazın kabulü ile anılan infaz hakimliği kararı ile anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 07/05/2020 tarihli ve 2020/554 sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de;
15/04/2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 6. maddesi ile değişik 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 6/5. maddesinde “İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren yedi gün içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda da bu hüküm uygulanır.” şeklinde yer olan düzenleme ile 5275 sayılı Kanun’un 48/3-a-c maddesinde, “Disiplin cezalarının infazı; a) Hücreye koyma ve odaya kapatma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır. Hücreye koyma ve odaya kapatma cezasına ilişkin diğer hükümler saklı kalmak üzere, kesinleşen disiplin cezalarının infazına derhâl başlanır. Birden fazla disiplin cezası verilmiş olması hâlinde, bu cezalar kesinleşme tarihleri sırasına göre ayrı ayrı infaz edilir. Bir cezanın infazı tamamlanmadan diğerinin infazına başlanmaz…c) Hücreye koyma cezasına ilişkin disiplin cezalarının infazından önce ve infazı sırasında hükümlü, hekim tarafından muayene edilir. İlgilinin bu cezaya katlanamayacağı anlaşılırsa cezanın infazı sonraya bırakılır veya hekiminin belirleyeceği aralıklarla infaz edilir. Koşullu salıverilme tarihine kadar hükümlünün iyileşemeyeceğinin tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesi sağlık kurulu raporu ile saptanması hâlinde hücreye koyma cezası infaz edilmez; yerine 44 üncü maddenin ikinci fıkrasının uygulandığı hâllerde iki ay, üçüncü fıkrasının uygulandığı hâllerde dört ay süreyle ziyaretci kabulünden yoksun bırakma cezası uygulanır. Raporlar infaz dosyasına konulur.” şeklinde yer alan düzenlemelerin bulunduğu,
7242 sayılı Kanun ile 4675 sayılı Kanun’un 6/5. maddesinde yapılan düzenleme öncesinde, İnfaz Hakimliğinin onaylama kararlarına yönelik itiraz kanun yolunun bulunmadığı ancak, onaylama sonrasında anılan karara tabi idarenin işlem ve faaliyetlerindeki hukuka aykırılığın, ilgili işlem ve faaliyeti gerçekleştiren Kurum tarafından geri alınmak ya da değiştirilmek suretiyle giderilmesinin her zaman mümkün bulunduğu,
Bahsedilen yeni düzenleme ile onaylama kararlarına karşı itiraz kanun yolunun getirildiği, İnfaz Hakimliğinin onaylama kararlarına esas dosyalarda, hakimlikçe ne şekil ve surette inceleme yapılarak onaylama kararı verileceğine ilişkin 4675 sayılı Kanun’da açık bir düzenleme bulunmuyor ise de, idarenin işlem ve faaliyetlerinin İnfaz Hakimliğinin onayına tabi tutulmasından amacın, idarenin bir şekilde denetlenmesini sağlayarak keyfiliğin önüne geçmek olduğu, bu nedenlerle İnfaz Hakimliğince verilen onaylama kararına dair dosyalarda artık, genel olarak işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılabileceğinin kabul edilmesi gerektiği ancak, hücre disiplin cezalarının, 5275 sayılı Kanun’un 48. maddesinde yapılan düzenleme uyarınca özel onaylama usulüne tabi olduğu, hükümlü-tutuklu tarafından şikayet – itiraz kanun yolu başvurusunda bulunulması halinde, esastan değerlendirmenin İnfaz Hakimliği ve itiraz üzerine mercii tarafından yapılabileceği, belirtilen yollara tevessül edilmemesi durumunda, Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu kararının kesinleşmesini takiben, ilgili kurum tarafından yeniden esas hakkında bir işlem ve faaliyet yapılmaksızın onaylama kararı isteneceği, ama itiraz edilerek ama itiraz edilmeksizin kesinleşen hücre disiplin cezalarının kesinleşmesini müteakip, onaylanması öncesinde, hücre cezasının esasına yönelik idare tarafından yeniden tesis edilen bir işlem veyahut faaliyetin bulunmadığı, bu nedenle hücre cezalarının onaylama kararlarına havi dosyalarda, gerek İnfaz Hakimliği gerek mercii tarafından artık tekrar işin esasına girilerek bir karar verilmesinin mümkün olmadığı, itiraz hakkında incelemenin 5275 sayılı Kanun’un 48/3-c maddesi ile sınırlı olarak yapılması gerektiği, bu itibarla hücre cezası verilmiş hükümlü hakkında anılan cezanın uygulanabilirliği açışından hekim raporunun alınıp alınmadığı, alınmış ise sonucuna göre mahkemesince bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı bakımından bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde işin esasına girilmek suretiyle karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 04/08/2020 gün ve 94660652-105-06-9952-2020-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/06/2020 tarihli ve 2020/1212 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21/05/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.