Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/696 E. 2021/9620 K. 19.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/696
KARAR NO : 2021/9620
KARAR TARİHİ : 19.10.2021

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2018 tarih
ve 2017/162 – 2018/93 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
…; (08.08.2016)
Hüküm : Sanıklar hakkında ayrı ayrı; TCK’nın 314/2, 3713
sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63.
maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına ilişkin
istinaf başvurularının esastan reddi
Temyiz edenler : Sanıklar ve müdafileri

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından, sanık … ve sanıklar müdafilerinin duruşma istemlerinin CMK’nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-)Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 tarihli, 2009/1-85 Esas ve 2009/242 sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan sanıkların karı koca olduğu, her iki sanığın mahkumiyetine esas alınan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre uygulamanın sanık … adına kayıtlı … ADSL hattı üzerinden kullanıldığının tespit edildiği, sanık …’ün de aşamalarda “Bylock kullanıldığı tespit edilen ADSL hattının eşi olan diğer sanık …’le ortak bürolarına ait olduğu, kendisinin bahse konu uygulamayı indirmeyip başkaları tarafından indirilmiş olabileceğine” yönelik savunması nazara alındığında; aynı avukat tarafından savunulması nedeniyle menfaat çatışmasının oluştuğu anlaşılmakla, sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafii tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 152. maddelerine aykırı davranılması,
2-)Mahkeme kabulüne esas alınan ve sanıklar hakkında örgüt üyeliği suçunun oluşmasında belirleyici delil olan ByLock tespit değerlendirme tutanağının incelenmesinde; sanık …’ün … ID numaralı … isimli kullanıcı tarafından “…” olarak eklenmesi karşısında, öncelikle ByLock tespit değerlendirme tutanağında ekli, özellikle … olmak üzere diğer kişilerin de açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile söz konusu şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması suretiyle ByLock programının sanık … tarafından da kullanılıp kullanılmadığının tereddüte yol açmayacak şekilde belirlenmesi, yine söz konusu şahıslara ait ByLock tespit değerlendirme tutanaklarının getirtilerek varsa yazışma içeriklerinin irdelenmesi, ayrıca şahıslarla ilgili soruşturma ve dava açılması halinde evraklarının dosya içerisine getirtilmesi, UYAP veri havuzundan da araştırma yapılarak sanık … hakkında itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, sanık … ilgili beyanlarının bulunması halinde ifadelerinin getirtilmesi, gerekirse tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması ve toplanan tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafilerine okunup diyecekleri sorulduktan sonra değerlendirilerek sonuca göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayinin gerektiği hususunun gözetilmemesi,
3-)Sanık …’ün örgütle irtibatlı Bank Asya’da katılım hesabı açtırarak, belirtilen tarihler arasında bakiye artışı gerçekleştirdiğine ilişkin bilirkişi raporunun müsnet suç yönünden hükme esas alınmaması,
4-)Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden suç tarihinin Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında; sanık … yönünden “10.08.2016” yerine “10.08.2016 ve öncesi” olarak, sanık … yönünden “08.08.2016” yerine “08.08.2016 ve öncesi” olarak yazılması,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık …’ün tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve bozma nedeni gözetilerek sanık müdafiinin tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.