YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4978
KARAR NO : 2021/9124
KARAR TARİHİ : 26.05.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kolluk tutanaklarına göre suç tarihi 20/03/2015 olmasına rağmen, 5271 sayılı CMK’nin 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında 23/04/2015 olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın adli sicil kaydı ile dosyaya getirtilen ilam örneklerine göre, tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunan sanığın cezalarının 5237 sayılı TCK’nin
58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında kasıtlı suçlardan verilen hapis cezalarına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının birinci cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sübuta, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri indirim nedeninin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümlerde eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü; olayda kastın bulunmadığına, mağdurun şikayetçi olmadığı ve kendisini pişman olduğunu söylemesine rağmen tarafına fazla ceza verildiğine, TCK’nin 86 ve 87. maddelerine göre yargılanması gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü; kasten öldürmeye teşebbüs suçu açısından; sanığın manevi unsur olarak kasten öldürme amacının bulunmadığına, sadece korkutmak amacıyla ateş etiğine, eylemin olası kastla yaralama olarak değerlendirilmesi gerektiğine, konut dokunulmazlığını ihlal suçu açısından; müştekinin şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğine, sanığın müştekinin rızasına istinaden eve girdiğine, bu nedenle beraat kararı verilmesi gerektiğine, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan ise; suçun maddi unsurlarının oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık hakkında kurulan hükümlerde şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı davranıldığına yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 26.05.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.