YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2679
KARAR NO : 2013/19678
KARAR TARİHİ : 05.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/12/2011 tarih ve 2011/84-2011/629 kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.11.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma rizikolarına karşı sigortalanan emtianın alt taşıyıcı Özgülen Nak. Ltd. Şti. tarafından davalı gerçek kişi kişinin sevk ve idaresindeki araç ile taşınması sırasında meydana gelen kaza sonucu hasara uğradığını, diğer davalı şirketin asıl taşıyan olduğunu, sigorta tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 151.211 Euro ve 88.740.30 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Özgülen Nak. Ltd. Şti. vekili, müvekkili ile davacı arasında taşıma sözleşmesi bulunmadığını, davalı diğer şirketle sözleşmesinin olduğunu, müvekkiline karşı dava açamayacağını, esasen emtianın araca gümrük yetkilileri tarafından doğru yerleştirilmemesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Nak. Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta ettiren dava dışı finansal kiralama şirketiyle davacı arasında 07.11.2009 tarihli abonman sigorta poliçesi düzenlendiği, yüklerin gönderileceği kişiye teslim edilmek üzere davalı … firmasıyla anlaşma yapıldığı, fiili taşımanın davalı diğer şirket tarafından gerçekleştirildiği, davalı sürücü sevk ve idaresindeki araçla taşınırken emtianın yere düşerek zarara uğradığı, davanın TTK’nın 1301. maddesi uyarınca açıldığı, sigorta poliçesinin 22.07.2010 tarihinde saat 14.33’te tanzim edildiği, kazanın daha önce aynı gün saat 12.30’da vuku bulduğu, davacı ile sigorta ettiren İş Finansal A.Ş’nin aynı holdinge dahil olduğu, riziko sonrası poliçenin düzenlendiği, sigorta sözleşmesinin geçerli bulunmadığı, TTK’nın 1301. maddesindeki halefiyet koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, emtia taşıma sigorta poliçesi uyarınca ödenen tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı İş Finansal Kiralama A.Ş tarafından satın alınan emtianın davacı tarafından taşıma rizikolarına karşı sigortalandığının ileri sürüldüğü, sigortalandığı iddia edilen bu emtianın İzmir Limanı’ndan teslim edileceği 5. sanayideki adrese taşınması işini davalı … Nak. Ltd. Şti’nin üstlendiği, bu davalının emtianın sahibi dava dışı İş Finansal Kiralama A.Ş’ye navlun faturası düzenlediği, daha sonra fiili taşıma işini davalı Özgülen Nak. Ltd. Şti’ne verdiği, bu davalının çalışan diğer davalının sevk ve idaresindeki araçla taşındığı sırada meydana gelen kaza sonucu hasarlandığı, davacının poliçe kapsamında sovtaj bedeli düşülerek dava dışı emtia sahibine ödeme yaptığı, ödenen tazminatın rücuan tahsili amacıyla temyize konu işbu davayı açtığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece, sigorta sözleşmesinin rizikonun gerçekleşmesi sonrası akdedildiği, geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosyada mevcut 13.09.2010 tarihli ‘Tazminat ve ibraname’ ibareli belgeyle davacı şirket, dava dışı emtia sahibi firmadan zararla ilgili olarak üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır. Başka bir anlatımla, dava dışı mal sahibi, hasarla ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalılardan talep edebileceği alacağını somut olaya uygulanacak mülga BK’nın 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete temlik etmiştir. Bu durumda karşısında, davacı tarafın sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
O halde, davacının, alacağın temliki hükümlerine göre dava hakkının bulunduğunun kabulü ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Taşımanın yapıldığı güzergah itibariyle uyuşmazlığa mülga TTK’nın taşımaya ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Anılan Kanunun 787. maddesinde taşıyıcı aleyhine açılacak tazminat davalarının, birinci veya sonuncu taşıyıcı aleyhine açılması zorunluluğu getirilmiştir. Alt taşıyıcı ile üst taşıyıcının müteselsil sorumluluğu düzenlenmemiştir. Başka bir anlatımla, yük sahibinin birden çok taşıyıcılar aleyhine birlikte dava açamayacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, birden ziyade taşıyıcı aleyhine dava açılması, hemen davanın reddi sonucunu doğurmamalıdır. Böyle bir durumda mahkemece, davacı tarafa uygun süre verilerek davasını hangi taşıyıcıya yönelttiği hususu sorulmalı ve davaya onun belirlediği taşıyıcıya karşı devam edilmelidir. Somut olayda davalı şirketler arasında da üst taşıyıcı ve alt taşıyıcı ilişkisi bulunmakta olup, aynı davada birlikte dava edilmeleri mümkün görülmemektedir.
Bu durum karşısında, davacı tarafa mülga TTK’nın 787. maddesi uyarınca davasını hangi davacıya karşı devam ettireceği yönünde dava dilekçesini açıklattırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi de yanlış olmuş, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.