YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15844
KARAR NO : 2021/4867
KARAR TARİHİ : 16.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 19/12/2012 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile davalının GOP 5. İcra müdürlüğünün 2012/12090 esas nolu takibe yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına dair verilen 11/01/2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, 21.172.310.0 sicil numaralı kurum sigortalısı … 07/12/2002 tarihinde vefat ettiği halde, davalı taraf murisi vekil ..’ın Bornova …. Noterliği’nin 19/11/2002 tarih ve 1464 yevmiye numaralı vekaletnamesine istinaden sigortalı adına yatan yetim aylıklarını bankamatik kanalıyla çektiğini, davalı tarafın murisine 01/01/2003 – 31/11/2004 tarihleri arasında 7.885,55-TL yersiz ödeme yapıldığının tespit edildiğini, yapılan yersiz ödemenin 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesi hükmüne göre tahsili için Gaziosmanpaşa 5. İcra Müdürlüğü’nün 2011/12090 sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini belirterek itirazının iptali ile takibin devamına, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı aleyhine %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yapılan yargılama sonucu, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 24/09/2020 gün ve 2018/3512 esas, 2020/2953 karar sayılı ilamı ile “…Davalı ise dava dışı kurum sigortalısının eşi olan ve aylıklarını ölümünden sonra yersiz olarak çekmeye devam eden …’ın yasal mirasçısıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 610. maddesine göre; “Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur.”, 641. maddeye göre ise; “Mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen sorumludurlar…”. Anılan yasal düzenlemeler ve davalı yanca mirasın reddine ilişkin herhangi bir iddia da ileri sürülmemiş olduğuna göre terekeye dahil olmuş ve tereke borcu olan paradan da davalının (mirasçı sıfatıyla) sorumlu tutulması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği..” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı, toplanan delillere göre; davanın kabulü ile davalının GOP 5. İcra müdürlüğünün 2012/12090 esas nolu takibe yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, somut uyuşmazlık yargılama gerektirmekle icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, yersiz ödemelerin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden; davaya dayanak olan icra takip dosyasındaki alacağın asıl alacak (ölümden sonra kurum sigortalısının hesabına yatırılan aylıkların toplamından oluşmakta) ve işlemiş faizlerinin toplamından oluştuğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davaya konu aylıkların çekildiği tarihlerden icra takip tarihine kadar her bir ödeme yönünden takip tarihine kadar ayrı ayrı işlemiş yasal faizleri hesaplanarak ona göre karar verilmesi gerekir. Bu hususta inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru olmayıp, belirtilen şekilde işlemiş faiz hesabı yapılmak üzere bilirkişiden rapor alınarak talep miktarını ve davalının usulü kazanılmış hakkını aşmayacak şekilde işlemiş yasal faizin hesaplanması gerekir. Yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 16/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.