YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4254
KARAR NO : 2021/13682
KARAR TARİHİ : 27.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kan gütme saikiyle çocuğu öldürme, Kan gütme saikiyle öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : Tüm sanıklar hakkında;
1) …’a yönelik kan gütme saikiyle çocuğu
öldürme suçundan TCK’nin 37, 82/1-e-j, 62 ve 53.
maddelerine göre müebbet hapis cezası ile
mahkumiyet,
2) …ve …’a yönelik kan
gütme saikiyle öldürmeye teşebbüs suçundan
TCK’nin 82/1-j, 35, 62, 53. maddelerine göre 12 yıl 6
ay hapis cezası ile mahkumiyet (üç kez).
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak:
Dosya duruşmalı olarak incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin 21/11/2017 tarihli, 2016/2547 (E), 2017/4085(K) sayılı bozma ilamımızdan önce … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/10/2012 gün, 2010/367 (E), 2012/389 (K) nolu kararının katılan … ve vekilinin yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın katılan … vekili Av. …’ya 08/01/2013 tarihinde tebliğ edildiği, katılan vekilinin 10/01/2013 havale tarihli dilekçe ile beraat eden
sanıkların aleyhine hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar …, …, …, …, …, …’in yaşı küçük maktul …’i nitelikli kasten öldürme, katılanlar …ve…’ye karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarının sübutu kabul, bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanıklar müdafilerinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri; eksik araştırmaya, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, olayda öldürme kastı ile hareket edilmediğine, müşterek faillik koşullarının oluşmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurların ve sanıkların mensubu olduğu ailelerin… İlçesi Kömürtaş Köyünde yaşadıkları, aralarında arazi anlaşmazlığı bulunduğu, 2007 yılında …’ın öldürülmesinden sonra iki aile arasında husumet oluştuğu, olay günü de saat: 17.00 sıralarında… merkezinde … …’in … ailesinden kişilerce öldürüldüğünün köyde duyulması üzerine sanıkların aynı gün saat: 18.30 sıralarında … ailesine mensup kişilere karşı gerçekleştirdikleri silahlı saldırıda, çocuk yaştaki …’ın öldüğü, … ve … yaralı, …’ın da yara almadan kurtulduğu olayda;
1- Kan gütme saikiyle öldürme suçunda, sanıkların eylemini her türlü etkiden uzak olarak sırf kan gütme saikinden kaynaklanan görev bilinciyle işlemesi gerektiği, somut olayda ise, sanıkların öldürme kararı vermesi ile eylemleri arasında çok kısa bir süre geçtiği, üstelik iki olay arasında kesinti yaşanmaması nedeniyle, öldürme fiilinin sanıkların içinde bulundukları tehevvür hali devam etmekte iken gerçekleştirildiği anlaşılmakla; sanıkların çocuğa karşı kasten öldürme suçundan ve kasten öldürmeye teşebbüsten cezalandırılmaları yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde eylemin kan gütme saikiyle gerçekleştirildiği kabul edilerek TCK’nin 82/1-j’nin de uygulanarak hüküm kurulması,
2- Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan uygulama yapılırken, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek mağdurlardaki farklı yaralanma dereceleri dikkate alınarak temel cezanın ayrı ayrı takdir edilmesi yerine, TCK’nin 35 ve 61. maddelerine aykırı olarak tüm öldürmeye teşebbüs suçları için aynı miktarda ceza belirlenmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle
değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 27/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
27/10/2021 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar …, …, …, …, … ve … müdafii Avukatlar …’ın yokluğunda, …’nın yüzüne karşı 04/11/2021 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.