Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/13911 E. 2021/7499 K. 29.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/13911
KARAR NO : 2021/7499
KARAR TARİHİ : 29.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik

1-)Sanık hakkında “Resmi Belgede Sahtecilik” suçundan açılan kamu davasında; suça konu sürücü belgesi aslının dosyada bulunmadığı ve ele geçirilip geçirilemediğinin dosya kapsamından anlaşılamaması karşısında; öncelikle suça konu belgenin aslının teminine çalışılması, bulunması halinde belgede sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, belgenin getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatma niteliği olup olmadığının kararda tartışılması, belgenin denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulması; suça konu belge aslının ele geçirilememesi durumunda ise aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığı belirlenemeyeceği gibi, fiili iğfalin de aldatma niteliğinin bulunduğunu göstermeyeceğinden, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, eksik araştırma ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de;
a) 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, sanığın sabıkalı oluşu, benzer suçlardan hakkında verilmiş ancak temyiz aşamasında olması nedeniyle kesinleşmeyen çok sayıda mahkumiyet kararının bulunması şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile ve hüküm fıkrasında yasa metninin tekrarı ile yetinilerek, benzer olaylarla karşılaştırıldığında eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde fazla ceza tayini, yasaya aykırı,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 29.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.