Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/1402 E. 2021/9531 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1402
KARAR NO : 2021/9531
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Bolu 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2019 tarih ve
2017/209 – 2019/44 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Bostancı, …, …, …
…, … yönünden 03.02.2017
Sanık … yönünden 07.04.2017
Sanık … yönünden 10.02.2017
Sanık … yönünden 05.02.2017
Sanık … yönünden 03.11.2017
Sanık … yönünden 04.02.2017
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet
hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının ayrı
ayrı esastan reddi
Temyiz edenler : Sanıklar …, … ve
… ile Sanıklar müdafileri

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği, ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Hükmedilen cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından sanıklar …, … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Toplanan deliller suçun sübuta erdiği hususunda vicdani kanaatin oluşması için yeterli olup şüpheye yer bırakmamış olması karşısında; sanıklar …, …, … ve …’nin ByLock kullanıp kullanmadıklarına ilişkin ayrıntılı ByLock tespit değerlendirme raporunun beklenmemesi sonuca etkili görülmemiştir.
1-) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında hükmolunan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesinde ;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar …, …, … ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-) Sanıklar …, … ve … hakkında hükmolunan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesinde ;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yüksek Yargıtay 16.Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararı ile Dairenin istikrar kazanan içtihatlarında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, herhangi bir örgütsel kod adı kullanmayan ve örgütsel iletişim ağına dahil olmayan sanıkların;
a-) Sanık … ve … yönünden ;
Aksi kanıtlanamayan savunmasına göre, “geçimini sağlamak amacıyla 2011 ila 2015 yılları arasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir Bolu FEM Dersanesinde Türkçe öğretmeni olarak çalıştığı” anlaşılan sanık …’ın, kullandığı mobil hat üzerinden ByLock gizli mesajlaşma uygulamasının sunucularına (IP adreslerine) 22.08.2014 ila 03.09.2014 tarihleri arasında 100 bağlantı gerçekleştirdiğine dair CGNAT kayıtları dışında; yine sanık …’ün CGNAT kayıtlarına göre kullanımındaki mobil hat ile ByLock sunucularına (IP adreslerine) 13.10.2014 tarihi ile 26.12.2014 ve 23.12.2014 tarihleri arasında olmak üzere toplam 1032 bağlantı gerçekleştirdiğinin tespiti dışında ByLock yönünden bir tespitin bulunmaması nazara alındığında, öncelikle sanıkların kullandıkları kabul edilen bylock kullanıcı kimliği olan ID numarası ve varsa yazışma içeriklerini içeren “Tespit ve Değerlendirme Tutanakları”nın ilgili birimlerden temin edilmesi, ayrıca ilgili birimlere yazı yazılarak sanıklar ile ilgili olarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan başkaca açılmış herhangi bir soruşturma yapılıp yapılmadığı ile, itirafçı sanık/şüpheli veya tanık beyanı, bilgi ve belge bulunup bulunmadığının sorulması, tüm bu deliller karşısında sanıkların hukuki durumlarının tespit edilmesi, sanıklar Ayşenur Salbaş ve … haklarında şayet başkaca bir delil elde edilmemesi halinde sanıkların dosyaya yansıyan eylemlerinin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunun oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi;
c-) Sanık … yönünden ;
03.04.2019 tarihli yazı kapsamında, istinaf aşamasında dosyaya gönderilen … ve … ID numaralı ByLock tespit değerlendirme tutanaklarının CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra, tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları da bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükümlerinin CMK.nın 302/2 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.