YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1205
KARAR NO : 2021/3770
KARAR TARİHİ : 28.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Asıl ve birleşen davalarda davacı SGK Başkanlığı vekili Av. … tarafından, davalı …(ölü), …(ölü), … vd. aleyhine 10/08/2012 gününde verilen dilekçeler ile kurum zararından kaynaklanan alacak istenmesi üzerine mahkmece yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kabulüne dair verilen 13/12/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalılar …, … Mirasçıları ile … vekili, birleşen davada davalı … vekili, birleşen dava davalı … Kaçar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının yürüttüğü teftiş sonrasında düzenlenen 13/08/2009 tarihli raporda; hak sahibi bilgisi dışında düzenlenen ve hasta kaydı bulunmayan sahte sağlık kurulu raporlarına dayanarak reçete düzenlenmesi, reçetelerin hak sahiplerine verilmemesi, doz miktarının sisteme fazla girilerek çok sayıda ilaç bedelinin tahsil edilmesi, kullanılması mümkün olmayacak kadar fazla ilaç reçete edilmesi, gerçeğe aykırı olarak düzenlenen şizofreni teşhisli ilaç kullanım raporlarına dayanarak düzenlenmiş reçetelere sahte ilaç küpürü eklenerek bedellerinin tahsil edilmesi gibi usulsüz işlemler tespit edildiğini, bu usulsüzlüklerin 2004-2008 yılları arasında kalfa … ve …’nın çalıştığı her eczanede meydana geldiğini, müvekkili kurumun bu şekilde zarara uğratıldığını, müvekkili kurumu dolandırmaya yönelik bu örgütlü suç kapsamında ilgililer hakkında Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/486 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, kurum müfettişlerinin raporlarına istinaden belirlenen zararın tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine davalılar tarafından itiraz edildiğini, davalı borçluların işbirliği içerisinde olduğu kişilerle birlikte hareket ederek müvekkili kurumun zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, diğer davalılar hak sahiplerinin ise sağlık karnelerine sahip çıkmadıkları, bu nedenle haklarında sahte rapor ve reçete düzenlenmesine sebebiyet vererek kurumu zarara uğrattıklarını, bu nedenlerle davalıların itirazlarının yerinde olmadığını belirterek davalıların haksız itirazının iptalini ve %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir.
Asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, kurum zararına konu reçetelerde hastaların açık ve net ifadeleri ile bilgileri dışında reçetelendirme işleminin yapıldığı, hastalar tarafından bir kısım ilaçların hiç kullanılmadığının belirlendiği, davacı kurumun davalılar tarafından düzenlenmiş olan ve tespit edilen reçetelere istinaden kurumun zarara uğradığı anlaşıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş; hüküm asıl ve birleşen davada davalılar …, … Mirasçıları ile … vekili, birleşen davada davalı … vekili, birleşen dava davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1) Birleşen İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/451 esas sayılı dosyasında davalılardan …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyanın incelenmesinde; birleşen İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/451 esas sayılı dosyasında davalı olan …’ın da içerisinde olduğu birçok kişi hakkında rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları istemiyle Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/486 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda davalı-sanık …’ın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği, hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince yapılan inceleme sonucunda davalı-sanık …’ın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına yardım eden olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle yeni hüküm tesis edilerek anılan davalı-sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına yardım eden sıfatı gözetilerek cezalandırılmasına karar verildiği, gerek ilk derece mahkemesi gerekse Bölge Adliye Mahkemesince davalı-sanık …’a nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen cezada kurum zararının soruşturma aşamasında giderildiğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı ve verilen cezadan bu nedenle indirim yapıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar asıl ve birleşen dava dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında “ceza dosyasında uyuşmazlık konusu tutarların ödendiğine dair kanıt görülmediğinden” bahsedilmekte ise de yukarıda anılan ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarından davacı kurumun zararının tamamının soruşturma aşamasında giderildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda mahkemece; Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/486 esas sayılı dosyasındaki ödeme olgusunun araştırılarak davacı kurumun, dava konusu eylem nedeniyle zararının giderilip giderilmediği hususunda yeterli, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
2) Asıl ve birleşen İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/452 ve 2014/451 esas sayılı dosyalarında davalılar …, … mirasçıları ile … vekili ile birleşen İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/452 esas ve İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/414 esas sayılı dosyalarında davalılardan … vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyanın incelenmesinde, davalılar …, …, … ve temyiz eden davalılardan …’ın miras bırakanı …’ın sağlık karneleri kullanılan, hakkında gerçeğe aykırı sağlık raporu veya reçete düzenlenen hak sahipleri oldukları anlaşılmaktadır. Anılan davalı hak sahiplerinin, davacı … dolandırdıkları veya dava dışı kişilerin sahtecilik eylemlerine katılıp bu eylem nedeniyle yarar sağladıkları yönünde bir iddia olmadığı gibi bu kişiler hakkında ceza mahkemelerinde açılmış kamu davası da mevcut değildir. Ancak mahkemenin kararında davalılar …, …, … ve …’ın dava konusu haksız eyleme ne şekilde katıldıkları, herhangi bir kusurları olup olmadığı, davacı kurumun zararından neden ve hangi eylem nedeniyle sorumlu oldukları hususu yeterince gerekçelendirilmemiştir. Şu durumda mahkemece temyiz eden asıl ve birleşen davalılar …, … mirasçıları ile … ve … yönünden açıklanan hususlarda araştırma yapılıp varılacak sonuca karar verilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (1 ve 2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz eden davalıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 28/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.