YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13961
KARAR NO : 2021/14273
KARAR TARİHİ : 15.09.2021
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınması veya alınmaması durumunda gerekçesinin kararda gösterilmesinin gerektiği, somut olayda, mahkemece karar yerinde sosyal inceleme raporu alınmaması gerekçesinin gösterildiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Kanun’un öngördüğü sınırlar arasında ceza tayini hakimin takdir ve değerlendirme yetkisinde ise de; bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması, bu konudaki gerekçenin, suçun işleniş şekli, kanuna aykırılığın derecesi, suç sebepleri, sanığın kişiliği, kastın yoğunluğu gibi hususların dosya içeriğine uygun olması gerekmektedir. Somut olayda, suça sürüklenen çocuk …’in iki farklı günde müştekinin faal haldeki işyerinden 4 paket sigara ve 3 kutu kola çalması şeklinde gerçekleşen olayda, adli sicil kaydı da bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında, “suçun işleniş şekli, suçun işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zarar yada tehlikenin ağırlığı nazara alınarak” şeklindeki yetersiz ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması,
2- Güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde güneşin doğuş saatinin yaz saati uygulaması da dikkate alındığında 06.38 olduğu, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine göre gecenin saat 05.38’de sona erdiği, dosya içerisinde iş yeri güvenlik kamera kayıtlarının bulunduğu, kamera kayıtlarına göre 07/10/2015 tarihinde işlenen hırsızlık suçunun saat 04.49 sıralarında gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Her ne kadar müştekinin aşamalardaki ifadelerinde, büfe işyerinde bir hafta içinde bir kaç kez hırsızlık olduğunu, 15 paket çeşitli markalarda sigaraların çalındığını beyan etmişse de, suça sürüklenen çocuğun savunmalarında işyerine 06/10/2015 ve 07/10/2015 tarihlerinde 2 kez girdiğini ve toplam 4 paket sigara ile 3 kutu kola çaldığını beyan ettiği, dosya içerisinde sadece 07/10/2015 tarihli olaya ilişkin güvenlik kamera görüntülerinin bulunduğu, kamera görüntüleri ve dosya kapsamından suça sürüklenen çocuğun müştekinin beyan ettiği kadar sigara paketi çaldığına dair yeterli delilin bulunmaması nedeniyle, suça sürüklenen çocuğun müştekinin işyerinden 4 paket sigara ve 3 kutu kola çaldığının kabul edilmesi gereken olayda; suça konu eşyanın değerinin az oluşu göz önüne alınarak, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde ceza miktarı yönünden 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 15/09/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.