YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4423
KARAR NO : 2021/7509
KARAR TARİHİ : 29.09.2021
İNCELENEN KARARIN;
1-)Sanığın suç tarihinde posta dağıtıcısı olarak çalıştığı, şikayetçi …’in müştekisi bulunduğu olayda Bahçesaray Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı şikayetçiye tebliğ etmediği halde şikayetçiye bizzat tebliğ yapıldığından bahisle ilgili belgeyi imzaladığının, şikayetçinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz süresini geçirdiğini öğrenerek yaptığı araştırmada tebligattaki imzanın kendisine ait olmadığını görerek şikayette bulunduğunun iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın savunmasında, tebligatı yapmak için şikayetçinin bulunduğu köye gittiğini ancak müştekiyi evde bulamaması üzerine kapıya 2 nolu haber kağıdını asıp köy muhtarının ilçe merkezinde bulunan … yerine geldiğini, muhtarın … yerinde bulunmadığını ancak … yerinde muhtarın oğlunun ve şikayetçinin yeğeni olan …’in olduğunu, tebligatı Lezgin’e verdiğini, tebligatı yaptığı sırada … yerinin yoğun olması, postane işlerinin fazla olması ve tek görevli olarak çalışması nedeniyle yanlışlıkla tebliği ” aynı konutta oturan yeğenine tebliğ edilmiştir. ” şeklinde yazması gerekirken sehven ” bizzat ” şeklinde yazarak tebliğ ettiğini yönündeki savunması, …’in tanık sıfatıyla alınan beyanında, “suça konu tebligatı … köyü muhtarı …’un oğlu …’dan aldığını ve amcası olan şikayetçi …’e verdiğini, beyan etmesi karşısında; sanığın sahtecilik kastıyla hareket ettiğinin sabit olmadığı, görevinin gereklerine aykırı hareket eden sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında hataya düşülerek kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2-)Kabule göre de;
a)Memuriyet hak ve yetkilerini kötüye kullandığının kabulü ile hapis cezasına mahkûm edilen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar memuriyet hak ve yetkilerini kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamada gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 29.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.