YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1614
KARAR NO : 2021/11017
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
Mahkeme : TEKİRDAĞ 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : a) Mahkumiyet (sanıklar …, …, …, …,
…, …, …, …, …, …, …, …,
…, …, …, … ve … )
b) Beraat (sanık … hakkında)
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Sanık …’nin yokluğunda verilen kararın sanığın dosyada bilinen en son adresinde 29.04.2014 tarihinde nüfus kaydına göre kardeşi olmayan …’a tebliğ edilmesi ve sanığın mernis adresine çıkartılan tebligatın tebliğ edildiği 05.06.2014 tarihinde ise Uyap kayıtlarında yapılan incelemede sanığın Tekirdağ 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü bulunması nedeni ile yapılan her iki tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın yargılamanın yenilenmesi isteğini içeren 10.01.2017 havale tarihli dilekçesinin temyiz isteği niteliğinde ve temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Mahkemece sanık … hakkında TCK’nın 58. maddesi hükümlerinin uygulanması sırasında tekerrüre esas alınan Tekirdağ 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 04.11.2009 tarih, 2009/60 esas ve 2009/664 sayılı kararında da sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulandığı için, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun kararda belirtilmesi gerekirken, sanık hakkında
hükmedilen cezanın ikinci kez mükerrir olduğu belirtilmeksizin mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin sanık … yönünden 10.03.2011, sanık … yönünden 31.03.2011, sanık … yönünden 21.04.2011, sanık … yönünden 31.03.2011, sanık … yönünden 21.04.2011, sanık … yönünden 17.04.2011, sanık … yönünden 31.03.2011, sanık … yönünden 12.03.2011, sanık … yönünden 28.04.2011, sanık … yönünden 30.04.2011, sanık … yönünde 19.03.2011, sanık … yönünden 21.04.2011, 05.05.2011, 23.05.2011” olarak yazılması yerine sanık ayrımı yapılmaksızın sanıklar yönünden suç tarihlerinin “28.06.2011” olarak yazılması, mahkemece düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararı ile aynı maddede 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında “ uyuşturucu madde ticareti yapma ” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “ 22.04.2011, 26.04.2011” yerine sanık ayrımı yapılmaksızın “ 28.06.2011” olarak yazılması,
2) Gizli soruşturmacıların 22.04.2011 ve 26.04.2011 tarihlerinde sanıktan esrar satın aldıkları; görevlilerin değişik tarihlerdeki satın alma işlemlerinin suç delillerini elde etmeye yönelik çalışmalar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla alıcı görevlilere yapılan uyuşturucu madde satışlarının zincirleme suç kapsamında değerlendirilemeyeceği, böylece sanığın hareketlerinin bütünüyle 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde açıklanan “satmak için uyuşturucu madde bulundurma” ve “uyuşturucu maddeyi satışa arz etme” seçimlik hareketlerini oluşturduğu gözetilmeden, birden fazla uyuşturucu madde sattığı kabul edilerek sanık hakkında zincirleme suçla ilgili TCK’nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
C) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticaret yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
1)UYAP kayıtlarına göre aynı yargı çevresinde bulunan Tekirdağ 1 nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olması nedeniyle kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebinde bulunmayan sanığın, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla CMK’un 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre;
2) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “ 30.03.211, 12.04.2011, 17.04.2011” yerine sanık ayrımı yapılmaksızın “ 28.06.2011” olarak yazılması,
3) Sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin edinilen bilgiler üzerine, gizli soruşturmacıların 30.03.2011, 12.04.2011 ve 17.04.2011 tarihlerinde sanıktan esrar satın aldıkları; görevlilerin değişik tarihlerdeki satın alma işlemlerinin suç delillerini elde etmeye yönelik çalışmalar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla alıcı görevlilere yapılan uyuşturucu madde satışlarının zincirleme suç kapsamında değerlendirilemeyeceği, böylece sanığın hareketlerinin bütünüyle 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde açıklanan “satmak için uyuşturucu madde bulundurma” ve “uyuşturucu maddeyi satışa arz etme” seçimlik hareketlerini oluşturduğu,
Ancak; dosya içerisinde fotokopi evrakı bulunan ve iddianameye konu edilmeyen 25.06.2011 tarihli suça ilişkin Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğünce tanzim edilen fezleke evrakının akıbetinin araştırılarak dava açılmış ve derdest ise birleştirme kararı verilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyasının getirtilerek bu dosya içine konması; sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
D) Sanık … hakkında “ uyuşturucu madde ticareti yapma ” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
UYAP kayıtlarına göre aynı yargı çevresinde bulunan Tekirdağ 2 nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu olması nedeniyle kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebinde bulunmayan sanığın, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla CMK’un 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
E) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
1)Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “17.04.2011, 21.04.2011, 23.03.2011, 2011” yerine sanık ayrımı yapılmaksızın “28.06.2011” olarak yazılması,
2) Sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin edinilen bilgiler üzerine, gizli soruşturmacıların 17.04.2011, 21.04.2011 tarihlerinde sanıktan esrar satın aldıkları; görevlilerin değişik tarihlerdeki satın alma işlemlerinin suç delillerini elde etmeye yönelik çalışmalar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla alıcı görevlilere yapılan uyuşturucu madde satışlarının zincirleme suç kapsamında değerlendirilemeyeceği, böylece sanığın gizli soruşturmacılara yönelik hareketlerinin bütünüyle 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde açıklanan “satmak için uyuşturucu madde bulundurma” ve “uyuşturucu maddeyi satışa arz etme” seçimlik hareketlerini oluşturduğu, ancak iddianamede sanığın, …’ya ve …’a uyuşturucu madde sattığına ilişkin iddia bulunmasına rağmen, mahkeme gerekçesinde sanığın uyuşturucu kullanan kişilere fişekler halinde para karşılığında uyuşturucu madde satmak sureti ile zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sorumlu tutulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
a) Dosya içerisinde sanığın …’ya sattığı iddia edilen eyleme ilişkin olay tutanağı, ekspertiz raporu ve …’nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yargılandığı Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/25 esas sayılı dosyasının celp edilip denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınmadan ve sanığın diyecekleri sorulmadan,
b)İddianameye konu edilen sanığın, … ve …’a yönelik eylemleri yönünden ise de; CMK’nın 230/1. maddesi gereğince hükmün gerekçe bölümünde sanığın lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, bu kapsamda ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna ilişkin ve gerçekleşen somut olgularla bağlantısının gösterilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, ulaşılan kanıya göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden,
Gerekçesiz olarak hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
F) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
1)Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “ 21.04.2011 ve 23.05.2011 ” yerine sanık ayrımı yapılmaksızın “ 28.06.2011” olarak yazılması,
2)Sanık …’nin savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın 21/04/2011 tarihinde gizli soruşturmacılara ve 23.05.2011 tarihinde de …’a uyuşturucu madde satmak suretiyle üzerine atılı zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit olduğundan, sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine, yerinde olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
G) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS’ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 24.02.2018 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında; bu hususun araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin, hükmün BOZULMASINA,
H) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS’ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 08.08.2017 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında; bu hususun araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin, hükmün BOZULMASINA,
01/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.