Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/17797 E. 2021/9670 K. 06.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17797
KARAR NO : 2021/9670
KARAR TARİHİ : 06.10.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, başvuru yapılacak merci, başvuru şekli ve süresinin açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; sanık …’ın yüzüne karşı 11.12.2015 tarihinde verilen hükümde, CMK’nın 34. maddesinin 2. fıkrası ile aynı Kanunun 232. maddesinin 6. fıkrasına aykırı olarak, “Sanığın bulunduğu cezaevine kararın sanığa tebliği için müzekkere yazılmasına” denildikten sonra “Dair sanığın yüzüne karşı kararın tefhim tarihinden itibaren yasal 7 günlük süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe veya zabıt katibine bulunulacak beyanın tutanağa geçirilmesi suretiyle Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.” denilmek suretiyle, cezaevinde bulunan sanığın ne şekilde temyiz hakkını kullanacağı belirtilmeden sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından; 13.01.2016 tarihli temyizin reddine dair ek karar kaldırılarak sanığın 11.01.2016 tarihli temyiz isteğinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Evsiz olduğunu bildiren sanığa duruşma günü bildirilmeksizin sanığın yokluğunda duruşma açıldığı ve bu duruşmada sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği, bu kararın; usule aykırı şekilde, dosya kapsamına göre nereden belirlendiği anlaşılamayan … Spor Kompleksine tebliğ edilmeye çalışıldığı ancak sanığın tanınmadığından bahisle tebligatın iade edilmesi üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik kararının tebliğ edilerek kesinleştirildiğinin anlaşılması karşısında, tedavi ve denetimli serbestlik kararından sonra yapılan işlemlerin hukuki değerden yoksun olduğu, 11.01.2016 tarihli temyiz isteğinin 04.06.2014 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik kararına yönelik olduğu kabul edilmekle;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785 esas 2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, bu suçla ilgili olarak dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 06.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.