YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10225
KARAR NO : 2021/12815
KARAR TARİHİ : 28.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : 1)Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29/03/2019 tarih ve 2018/402 E. – 2019/142 K. sayılı kararı ile; sanığın kasten öldürme suçundan TCK’nin 81/1, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
2)Kararın istinafı üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 31/10/2019 tarih ve 2019/1140 E.- 2019/1743 K. sayılı kararı ile; istinaf başvurularının esastan reddine,
3)Kararın temyizi üzerine; Yargıtay 1. Ceza Dairemizin 30/03/2021 tarih ve 2020/2155 E.- 2021/5605 K. sayılı kararı.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29/03/2019 tarih ve 2018/402 E. – 2019/142 K. sayılı kararı ile; sanığın kasten öldürme suçundan TCK’nin 81/1, 29, 62, 53 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın sanık müdafii ve katılan vekilince istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 31/10/2019 tarih ve 2019/1140 E.- 2019/1743 K. sayılı istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 30/03/2021 tarih ve 2020/2155 (E) – 2021/5605 (K) sayılı “temyiz istemlerinin düzelterek esastan reddi ile hükmün onanmasına” karar verilmiştir.
Dairemizin temyiz istemlerinin düzelterek esastan reddi ile hükmün onanmasına yönündeki kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 24/06/2021 tarihinde “ haksız tahrik uygulamasında, TCK’nun 29. madde gereğince indirim yapılırken müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası öngörülmesine karşın; haksız tahrik hükümleri uygulandığı taktirde hapis cezasının 18 ile 24 yılı olarak değerlendirilip sanık aleyhine olacak şekilde 18 yıl olarak belirlenmesi nedeni ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi hükmünün bu nedenle bozulmasına karar verilmesi ve sanık hakkında TCK’nin 29.maddesi ile uygulama yapılırken cezanın 12 yıl olarak belirlenmesi ve TCK’nin 62.maddesi uygulaması ile sonuç cezanın 10 yıl olarak belirlenmesi gerektiği” gerekçe gösterilmek suretiyle itiraz yoluna başvurulduğu anlaşılmakla, 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı Kanun’un 101. maddesi gereğince dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı farklı nedenlerle yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE,
2)Yargıtay 1. Ceza Dairemizin 30.03.2021 tarih, 2020/2155 E.- 2021/5605 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 31/10/2019 tarih ve 2019/1140 E.- 2019/1743 K. sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın üzerine atılı suçu 14.05.2018 tarihinde işlediği halde karar başlığında 15.05.2018 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir eksiklik olarak görülmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 31/10/2019 tarih ve 2019/1140 E.- 2019/1743 K. sayılı “istinaf başvurularının esastan reddine” dair hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık müdafiinin, suçun vasfına, haksız tahrik hükümlerinin azami hadden uygulanması gerektiğine; katılan vekilinin, suçun vasfına ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine;
Ancak;
1)Sanığın adli sicil kaydının incelenmesi neticesinde İstanbul 76. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.03.2015 tarih ve 2014/1277 E.- 2015/354 K. sayılı ilamı ile verilen 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas olduğu, ilk derece mahkemesince 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca bu konuda ek savunma alındığı halde bu hususun gözetilmemesi, bozmayı gerektirdiğinden, katılan vekilinin yerinde görülen temyiz sebeplerinin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 31/10/2019 tarih ve 2019/1140 E.- 2019/1743 K. sayılı “istinaf başvurularının esastan reddine” dair hükmünün CMK’nin 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK’nin 303/1-h. maddesi gereğince, hüküm fıkrasına “İstanbul 76. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.03.2015 tarih ve 2014/1277 E.- 2015/354 K. sayılı ilamı ile verilen 10 ay hapis cezasının 01.04.2015 tarihinde kesinleştikten sonra, yeni bir suç işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereğince (1. kez) mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına”, şeklindeki paragrafın eklenmesine,
2)Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29/03/2019 tarih ve 2018/402 E. – 2019/142 K. sayılı gerekçeli kararının 8. sayfasında “Maktulün olayın olduğu akşamın sabahında sanığın içtiği sigarada yer alan maddenin etkisiyle baygınlık geçirdiği sırada cebinden ulaşım kartını ve parasını alması, olayın olduğu saatte sanığın maktulle cebinden ulaşım kartının ve parasının alınması olayıyla ilgili olarak tartışması sırasında maktulün sanığın cebinden ulaşım kartını ve parasını aldığın kabul ederek sanığa küfür ettiğinin tanık beyanları ile de doğrulanması karşısında sanığın maktule karşı eylemini haksız tahrik altında işlediğinin kabulü gerekmiş” şeklinde kabul ile örtüşen gerekçe bulunduğundan; devam eden ve TCK’nin 29. maddesinin uygulanması sırasında cezanın belirlenmesine yönelik alt paragrafta yer alan gerekçenin, “maktulün olay sırasında ateş etmemesi ve sanığın eyleminin TCK’nin 81/1. maddesi kapsamında kalması” nedenleriyle somut olay ile uyum göstermediği ve ilgisi bulunmadığı anlaşılmakla, sehven yazılan maddi hata niteliğinde olduğu,
Mahkemece yapılan kabul doğrultusunda, maktulün olay öncesinde sanığın cebinden ulaşım kartını ve 40 TL parasını alması, sonrasında çıkan tartışmada maktulün sanığa hakaret etmesi nedenleriyle sanığın maktulü bıçaklayarak öldürdüğü olayda, maktulden kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız söz ve davranışlar nedeniyle 12 yıldan 18 yıla kadar indirim öngören TCK’nin 29. maddesi gereğince asgari hadden indirim yapılması şeklindeki ilk derece mahkemesi uygulamasının yerinde olduğu anlaşıldığından, Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29/03/2019 tarih ve 2018/402 E. – 2019/142 K. sayılı gerekçeli kararının 8. sayfasında TCK’nin 29. maddesinin uygulanması sırasında cezanın belirlenmesine yönelik maddi hata sonucu yazılan gerekçenin çıkarılmasına karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince “Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 28/09/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.