Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/2544 E. 2021/13452 K. 03.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2544
KARAR NO : 2021/13452
KARAR TARİHİ : 03.11.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Dava, Kurum işleminin iptali ile yurt dışı borçlanması sonucu elde edilen sigortalı hizmetlerin ilgili geçmiş dönemine mal edilerek yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı tarafından, aksi kurum işleminin iptali ile yurt dışı borçlanması sonucu elde edilen sigortalı hizmetlerin ilgili geçmiş dönemine mal edilerek yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması ve eksik ödenen aylıkların faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
II-CEVAP:
… Başkanlığı vekili, davacı sigortalı hakkında yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI:
İlk Derece Mahkemesi, “…3201 sayılı Yasa kapsamında yapılan yurtdışı hizmet borçlanmalarında esas alınan yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin, yasanın 5. adde hükmü uyarınca,ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenmesi, giderek, belirlenen ve borçlanılan bu süreler üzerinden yaşlılık aylığı bağlanması gerekecektir, şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, davacının ödediği kısmi borçlanma tutarına göre belirlenen 5602 günlük süreyi davacının yurt dışı borçlanmasına esas alınan Fransa’daki çalışmasının sona erdiği en son tarih olan 31/03/2014 tarihini takip eden 01/04/2014 tarihinden geriye doğru 5602 gün (15 yıl 6 ay 22 gün gidilerek), davacının Fransa da rant sigortasına tabi 25/11/1995 -11/08/2010 arası tarih aralıklarına 5297 gün, 26/08/2010-30/10/2010 arası tarih aralıklarına 125 gün ve 01/10/2013-30/03/2014 arası tarih aralıklarına 180 gün mal edilerek yaşlılık aylığının davalı kurumca hesaplanmasını yasalara ve yerleşik ictihatlara uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmış ve davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.” gerekçesi ile “…Davanın REDDİNE,…” karar vermiştir.
B-BAM KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, “…Türkiye ile Fransa arasındaki Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 30. maddesi gereğince Fransa’da ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlanılan tarihin Türkiye’de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile, “…I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının davanın kabulü suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına,
II-Davanın kabulü ile davacı tarafından borçlanılan 5602 günlük yurt dışı hizmet süresinin 01.04. 1991 tarihinden itibaren ileriye doğru yüklenmesi ile bu kapsamda yaşlılık aylığının yeniden belirlenmesi gerektiğinin tespitine, …” karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
… Başkanlığı vekili, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanunun “Amaç ve kapsam” başlığını taşıyan 1’inci maddesinde; 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin, Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini hüküm altına almıştır.
3201 sayılı Yasanın, 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Yasanın 79. maddesi ile değişik “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5. maddesi ise “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.
Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir…” hükmünü içermekte olup; yasanın anılan açık hükmü karşısında, 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılan yurtdışı hizmet borçlanmalarında esas alınan yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin, yasanın 5.madde hükmü uyarınca, ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenmesi gerekecektir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ve benimsenen ilkeler kapsamında, uyuşmazlık konusu husus yeniden usulunce incelenip, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Dairesi kararının HMK’nın 373/2 maddesi gereği açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Dairesi’ne gönderilmesine, 03/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.