YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7329
KARAR NO : 2021/6438
KARAR TARİHİ : 18.05.2021
Mahkemesi : … 44. İş Mahkemesi
Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; ilk derece mahkemesince ilamda yazılı nedenlerle davanın davalılar … ve …yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalı … Hastane İşletmeciliği A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı ve davalı … Hastane İşletmeciliği A.Ş. avukatları tarafından temyiz edilmesi ve de temyiz eden davalı vekilince duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.04.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı … Hastane İşletmeciliği A.Ş. adına Av. … ile davacı adına Av. … geldiler. Diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı dava dilekçesi ve ıslahla birlikte 171.954,67 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … Hastane İşletmeciliği. A.Ş. (Eski Unvan … Hizm. A.Ş.) davaya cevabında özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince davalı … ve kimlik bilgisi tespit edilemeyen davalı …isimli kişi hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 12.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı ile davalı … Hastane İşletmeciliği. A.Ş. istinaf kanun yoluna başvurulması üzerne … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nce başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğunu,
Davalı … Hastane İşletmeciliği A.Ş. temyiz dilekçesinde özetle taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilmesinn hatalı olduğunu, davacının ıslah harcını eksik yatırdığını, davalı müvekkili ile diğer davalı … arasındaki ilişkinin eser akdi olduğunu, Kurum tahkikat raporunda kendilerinin asıl işveren olmadığı, kusurlarının bulunmadığının açıklandığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, aşamalarda alınan tüm kusur-hesap bilirkişi raporlarının kendilerine tebliğinin usulsüz olduğunu, bu nedenle savunma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, mahkemece kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, hesap bilirkişi raporunda hesaplama yöntemi ve tenzili gereken tutarlar tenzil edilmeden rapor düzenlenmesinn usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk peşin sermaye değeri tenzil edilirken faiziyle birlikte tenzil edilmesi gerektğini, manevi tazminatın fazla olduğunu ileri sürmüştür.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan 10/06/2014 tarihli bilirkişi kusur raporunda davalı … Hastane İşletmeciliği A.Ş. ile davalı … arasındaki hukuki ilişkinin asıl işveren/alt işveren ilişkisi olarak nitelendirildiği, buna sadece İş Kanunu’nun 2. maddesine göre işin asıl sahibinin … Hastane İşletmeciliği A.Ş. olmasının gerekçe olarak gösterildiği, ilk derece mahkemesince davalı … Hastane İşletmeciliği A.Ş. ile davalı … arasındaki hukuki ilişkinin niteliği konusunda hiçbir değerlendirme yapılmadığı, bölge adliye mahkemesi karar ilamı gerekçesinde ise davalı … Hastane İşletmeciliği A.Ş.‘nin kendisine kusur izafe eden 10/06/2014 tarihli bilirkişi kusur raporu tebliğ edilmesine rağmen rapora itiraz edilmediği, adı geçen davalının asıl işveren olmadığını ileri sürmesine karşın davalı … ile imzalanan sözleşmeyi de ibraz etmediği ve kapsamı hakkındaki delillerini de sunmadığı gerekçeleri ile kusur ve asıl işveren olmadığı yönündeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığının belirtildiği, anılan 10/06/2014 tarihli kusur raporunun tebliğe çıkarılmasından sonra, tebligatın “tebliğ evrakı işyerinde daimi işçisi … imzasına 07/07 tarihinde tebliğ edilmiştir.” şerhi ile tebliğ edildiği, rapora itiraz edilmediği, buna karşılık bu tebliğin o tarihte yürürlükte bulunan Tebligat Yönetmeliği’nin 21. ve 29. maddelerine aykırılık nedeniyle usulsüz olduğu, zira tüzel kişi yetkilisinin adreste bulunmama nedeninin mazbataya şerh düşülmediği, bu açıklama karşısında bölge adliye mahkemesinin rapora itiraz edilmemesi görüşüne dayanan gerekçesinin hatalı olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesi, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde:
“(1)Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesi getirilmiştir.
Bu düzenleme uyarınca, tarafların kimliklerinin, varsa kanuni temsilcilerinin ad ve soyadları ile adreslerinin tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir.
Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini kendiliğinden araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.
Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, … 2011, s.472).
Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.
Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Somut olayda, davalı … Hastane İşletmeciliği A.Ş. ile davalı … arasındaki hukuki ilişkinin hangi nedenlerle asıl işveren/alt işveren ilişkisi olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içeren bir gerekçe oluşturulmaksızın karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
O halde, temyiz eden tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılmalı, ilk derece mahkemesi hükmü bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, davacı avukatı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan … Hastane İşletmeciliği A.Ş.’ye yükletilmesine, davalı … Hastane İşletmeciliği A.Ş. avukatı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi