Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/3680 E. 2012/2095 K. 23.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3680
KARAR NO : 2012/2095
KARAR TARİHİ : 23.02.2012

KARAR

Fuhuş için yer temin etme suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 07.03.2007 gün ve 2006/229 Esas, 2007/87 Karar sayılı hükme yönelik sanık müdafiin vaki temyiz isteminin reddine ilişkin aynı Mahkemece verilen 13.09.2007 gün ve 2006/229 Esas, 2007/87 sayılı Ek Kararın süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanığın yokluğunda verilen Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2007 tarihli Kararının sanık müdafii tarafından süresinden sonra 13.09.2007 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmış ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 07.03.2007 günlü Kararda ise başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli ve başvuru süresinin ne zaman başlayacağı açıkça gösterilmeyerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı, dolayısıyla sanık müdafiin temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu anlaşıldığından Mahkemenin 13.09.2007 tarihli Ek Kararın kaldırılmasına karar verilerek gereği düşünüldü:
Sanığın oluşu kabul edilen fuhuş için yer temin etme eyleminin mağdur sayısınca suç teşkil edeceği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için
-2-

öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruştulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması lüzumu,
Sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.