Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/2334 E. 2021/13772 K. 09.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2334
KARAR NO : 2021/13772
KARAR TARİHİ : 09.11.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2013/629-2017/53

Dava, hizmet tespiti, istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, mahkemece verilen 26.03.2012 tarihli karar, Dairemizin bozma ilamı ile “…Mahkemece; davacının, çalışmasının Kuruma bildirilmediğini iddia ettiği davalı işyerinin tespiti istenen sürede faaliyette bulunup bulunmadığı, kapsam ve niteliği üzerinde durulmalı; davacının ihtilaf konusu dönemde rahatsızlık geçirip geçirmediği araştırılmalı, geçirmiş ise rahatsızlığına ilişkin hasta sevk kâğıtları ve hastane kayıtları getirtilmeli; varsa davacıya ait işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyası celbedilmeli ve işçilik alacakları davasında dinlenilen tanık anlatımları ile iş bu davada bilgi ve görgülerine başvurulan tanık beyanları karşılaştırılarak, varsa çelişkiler giderilmeli; dinlenen tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde özellikle durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve davacıyla ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde isticvap olunmalı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli; ayrıca davalı Kurum tarafından eldeki davanın açılmasından önce veya sonra bu işyerinde yapılmış denetimler olup olmadığı, çalışan sayısının tam olarak tespit edilip edilmediği araştırılmalı; böylelikle; davacının fiili çalışmalarının varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, kesintili mi, sürekli mi olduğu hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenerek, toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre davaya konu talep hakkında bir karar verilmesi,” gereğine işaret edilerek araştırma ve inceleme yapılmak üzere bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
Eldeki davada ise, mahkemece bozma sonrasında, talebe konu dönem içerisinde tüm dönemde bordrolu olduğu tespit edilebilecek ve davacının çalışmalarını bilebilecek durumdaki tanıkların tespiti ile, özellikle 01.04.2004-14.10.2004 tarihleri ve 01.09.2007-28.06.2008 tarihleri arasında kalan dönem bakımından bordrolu olan tanıkların tespit edilmesi ve beyanlarının alınması, diğer taraftan, davacının 13.04.2007-26.04.2007 ve 03.05.2007-28.07.2007 arasında raporlu olduğu için çalışamayacağı ve gerek görülmesi halinde komşu tanıklarının usulünce ve emniyet tespiti aracılığıyla tespit edilmesi sonucunda dinlenmesi ve uyulan bozma ilamında da belirtildiği şekilde, davacının ihtilaf konusu dönemin bir kısmında dava dışı 1075281 numaralı Suat Levent Tanca unvanlı işyerinden Kuruma bildirilen çakışan hizmetlerinin bulunduğu anlaşılmasına rağmen, çakışan hizmet süresinin dışlanmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece, açıklanan bu yönler üzerinde durulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.