Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/3386 E. 2022/132 K. 11.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3386
KARAR NO : 2022/132
KARAR TARİHİ : 11.01.2022

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1,62,53/6,63 maddesi gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın sevk ve idaresindeki otomobille geceleyin meskun mahalde seyri sırasında sağa dönerek katılım yolundan bağlandığı aydınlatması bulunan bölünmüş yolun girişinde yani katılım yolunun bitiminde yaya geçidinden yaklaşık 75 metre sonra sağından soluna doğru karşıdan karşıya geçmek üzere kaplamaya giren yayaya 7,7 metre fren iziyle çarpması sonucu yayanın hayatını kaybettiği, sanığın ise; çarpma noktasından 34,5 metre sonra duran sanığın dönemeçlere, kavşaklara ve yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniye asli kusurlu olduğunun kabul edildiği olayda,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-Keşfe binaen düzenlenen 25.02.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda yayanın önce aracın sağ ön farına sonra cam kısmına sonra da tavan kısmına çarparak aracın arkasına düştüğü kazalarda yapılan araştırma ve deneylere göre sürücülerin 68 km’nin üstünde seyrettiğini kabulle yapılan hesaplama ile intikal mesafesi yaklaşık 22 metre bulunarak sanığın 80 km’ye yakın bir hızda seyrettiğinin tespit edildiği; ancak raporda yer alan çıkarımların ne yolla elde edildiğinin, bu tespitin hangi teknik verilere dayandığının denetiminin mümkün olmadığı anlaşılmakla; kaza anını göstermemekle beraber kazaya konu aracın kazadan hemen önceki hareketini gösteren mobese kayıtlarını içerir cd görüntülerine göre sanığın seyir mesafesi ve süresi dikkate alınarak kaç km ile seyir halinde bulunduğunun tespiti amacıyla trafik kürsüsü bulunan teknik üniversitelerin öğretim üyelerinden oluşan bir heyetten görüş alındıktan sonra sanığın kusur durumunun mahkemece tespit edilmesine esas olmak üzere bahsi geçen üniversitelerden veya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur durumuna ilişkin yeninden rapor tanzimi istenilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken hız tespiti konusunda yeterli olmayan polis memuru tarafından tanzim edilen bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.07.2009 tarih ve 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saiki” ve (f) bendinde yer alan ”failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi ve halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.