Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/11738 E. 2021/13194 K. 30.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11738
KARAR NO : 2021/13194
KARAR TARİHİ : 30.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 1060 parsel sayılı 17.700 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına dayalı olarak … oğlu … adına tespit edilmiştir.
Komisyonca itirazları reddedilen … ve paydaşları, tapu kaydına dayalı olarak taşınmazın adlarına tescili istemiyle Kadastro Mahkemesinde askı ilan süresi içinde dava açmışlar; müdahil Orman İdaresi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescili; müdahil … ise, taşınmazın öncesinde …’ın zilyetliğinde iken, 02.04.1984 tarihinde Ahmet Yaşar Ablak’a, sonrasında 21.08.1990 tarihinde kendisine satıldığını öne sürerek, taşınmazın adına tescili istemiyle davaya katılmışlardır.
Kadastro Mahkemesince verilen, diğer davacı ve katılanların davalarının reddine, katılan davacı … Yönetiminin davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin 17.12.2009 tarihli ve 2003/126 Esas, 2009/1410 Karar sayılı hüküm, katılan …’ın temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.12.2010 tarihli ve 2010/13878 – 15491 Esas – Karar sayılı ilamıyla, “uzman orman bilirkişi tarafından, orman kadastro tutanak ve haritaları ile eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle kısmen orman kısmen de orman içi açıklığı olduğunun, 1967 yılında kesinleşen orman kadastrosunda tamamı orman sınırları dışında bırakılmışsa da, içinde 12 adet 40 yaşında kızılçam ağacı ile maki toplulukları bulunan, etrafı itirazsız kesinleşmiş eylemli devlet ormanı ile çevrili, hiç tarımda kullanılmamış orman içi açıklığı niteliğinde olduğunun, kadastro tespitine esas alınan ve katılanın da dayandığı, Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.2.1977 tarihli ve 1977/41 – 148 Esas – Karar sayılı kesinleşen kararı ile oluşan tapu kaydının şeklen çekişmeli parsele uymadığının, bu mevkide aynı şekilde bir çok orman içi açıklığı olduğunun, bu nedenle dayanılan tapu kaydının çekişmeli parseli kapsamadığının belirlendiği, bu tür yerlerin 6831 sayılı Kanun’un 17/2. maddesi gereğince özel mülkiyete konu teşkil edecek biçimde tapuya kayıt edilemeyeceği” gerekçesiyle onanmış; katılan …’ın karar düzeltme yoluna başvurması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.12.2012 tarihli ve 12102-14291 Esas – Karar sayılı ilamıyla; “katılan …’ın, taşınmazı 21.08.1990 tarihinde tapu maliki … satın aldığını, başka bir deyişle, taşınmaz üzerindeki hakkının tesbit tarihi olan 10.08.1978 tarihinden sonra, 21.08.1990 tarihinde düzenlenen ve halk arasında köy senedi olarak bilinen adi senetle doğduğunu iddia edip, bu satış senedine dayanarak, çekişmeli parselin adına tescili iddiasıyla davaya katıldığı, çekişmeli parselin tapu kaydı varsa da, satış işlemi resmi yolla yapılmadığı için, somut olayda 3402 sayılı Kanun’un 26/3. maddesinin “Kadasto mahkemesinde görülmekte olan bir dava konusu taşınmaz mal, 40. madde uyarınca başkasına devredildiği takdirde davaya devralan devam eder” hükmünün uygulanma imkanı bulunmadığı açıklanarak, Mahkemece, açıklanan hususlar gözetilmek suretiyle, katılan …’ın davasında, davanın görev nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde ilgilinin 10 günlük sürede başvurusu halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, davasının, sübut bulmadığından esastan reddine karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek sair hususlar incelenmeksizin önceki onama kararı kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kadastro Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacılar … ve arkadaşlarının davası yönünden verilen 2003/126 Esas, 2009/1410 Karar sayılı önceki hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, müdahil davacı …’ın davasının görevsizlik nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, müdahil davacı … Yönetiminin davasının kabulü ile 1060 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün, davalı … ve müdahil … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.09.2015 tarihli ve 2014/10649 Esas, 2015/7782 Karar sayılı ilamıyla; ” Dairenin 11.12.2012 tarihli ve 12102-14291 Esas – Karar sayılı karar düzeltme ilâmıyla müdahil … yönünden görevsizlik kararı verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulduğu, diğer yönlerin kesinleştiği, mahkemece bozma kararı gereği işlem yapılarak müdahilin davasının görev yönünden reddine karar verildiği, kesinleşen diğer yönlere dokunulmadığı, hükümle davalı aleyhine yeni bir durum yaratılmadığı ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle davalı ve müdahilin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Görevsizlik kararına istinaden dava dosyasının gönderildiği Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesince, eldeki dava dosyası (2016/41 Esas) üzerinden yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, katılan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 31,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 27,50 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 30.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.