YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6561
KARAR NO : 2012/2693
KARAR TARİHİ : 07.03.2012
Fuhuş suçundan sanıklar …, … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkumiyetlerine dair Pendik 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.11.2007 gün ve 2006/424 Esas, 2007/782 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … ile sanıklar … ve … müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi:
Sanık …’ın ve sanık … müdafiin duruşmalı inceleme taleplerinin, tayin olunan cezaların miktarı nazara alınarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıkların mahkemece oluşu kabul edilen fuhşa aracılık ve fuhuş için yer temin etme eylemlerinin mağdur sayısınca suç teşkil edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde tek suçtan uygulama yapılması ve sanık …’ın tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunduğu halde, hakkında …nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların iddianame uyarınca sorgu ve savunmaları ile mağdure tanıkların beyanlarının tespit olunduğu 16.10.2006, tanık Cumali Kaplan’ın yeminli beyanının tespit olunduğu 17.11.2006, 05.03.2007 ve iddia makamının mütalaasının bulunduğu 21.06.2007 tarihli duruşma tutanaklarının zabıt kâtibi tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK.nın 219/1. maddesine aykırı davranılması,
Sanıklara atılı suçun niteliğine etkisi ve sanık …’ın hakkında …nın 227/5. maddesinin uygulanabilirliği bakımından mağdure Nurten ile kardeş olduklarını gösterir biçimde mağdurelerin onaylı nüfus kayıt örneklerinin dosyada bulundurulması zorunluluğunun gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında belirlenen gün para cezalarının adli para cezasına dönüştürülmesinin ve tutuklu kaldıkları günlerin cezalarından mahsubunun
dayanağı olmak üzere hükümde …nın 52/2 ve 63. maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
…nın 61/8. maddesi uyarınca adli para cezasının hesabında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu belirlenmesi gerektiği halde, sanık … hakkında mahkemece aynı Kanunun 227/2. madde gereğince belirlenen 5 gün karşılığı 100 YTL adli para cezası tayin edilip bu para cezasından aynı Kanunun 227/5. maddesi uyarınca artırım yapılarak sanığa sonuç olarak 140 TL yerine 150 YTL adli para cezası belirlenmek suretiyle fazla ceza tayini,
Sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezalarının; 5083 sayılı Kanunun 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı Kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
5237 sayılı …nın 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden sanıklar hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,
Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve …nın 7/2. maddesi uyarınca önceden kasıtlı suçtan mahkum olmamış sanık …’in yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.