YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1868
KARAR NO : 2021/4060
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.08.2018 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 21.01.2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin paydaşı olduğu 2539 ada 11 parsel sayılı taşınmazda davalı …’un dava dışı önceki paydaş …’den 16.10.2017 tarihinde pay satın aldığını, müvekkilinin şufa hakkını engellemek amacıyla satış bedelinin yüksek gösterildiğini, önalım hakkı nedeniyle dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bedelde muvaaza iddiasını kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davacının bedelde muvaaza iddiası kabul edilerek bilirkişi raporunda belirlenen bedel üzerinden depo kararı verilip, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçe gösterilerek istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
Somut olayda; davacı vekili, bedelde muvaaza iddiasında bulunarak müvekkilinin önalım hakkı nedeniyle davaya konu payların iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiş, davalılar bedelde muvaaza iddiasını kabul etmeyerek davanın reddini savunmuşlardır.
Davacı taraf satış sözleşmesinin tarafı olmadığı için bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille ispat edebilir. Bilirkişiler marifetiyle yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu, tek başına bedelde muvazaanın varlığını göstermez.
Mahkemece, davacının bedelde muvaaza iddiası kabul edilerek tapudaki satış akdinde yazılı bedelden daha düşük bir miktarın depo edilmesine karar verilmiş ise de; davalı … ile davalıya pay satan …’nin bedelde muvaaza yaptıkları hususu geçerli delillerle kanıtlanamamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafa tapudaki satış bedeli, harç ve masrafları depo etmesi için uygun bir süre verilmesi, belirtilen miktarın verilen süre içinde depo edilmesi halinde önalım hakkı nedeniyle tescil hükmü kurulması gerekirken, geçerli bir saptamaya dayalı olmayan rakamın hükme esas alınarak tescil hükmü kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve HMK’nın 373/1. maddesi gereğince davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine; karardan bir örneğin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 20.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.