YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3183
KARAR NO : 2012/6155
KARAR TARİHİ : 30.05.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ankara 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.01.2008 gün ve 2006/169 Esas, 2008/18 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK.nın 185. maddesi gereğince 18 yaşını doldurmamış sanıklar yönünden duruşmanın kapalı yapılacağı ve hükmün de kapalı duruşmada açıklanması gerektiği, mahkemece yargılamanın kapalı yapılmasına rağmen hükmün açık tefhimi inceleme gününde suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurmuş olması karşısında telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı …nın 103/6. maddesi uyarınca verilecek cezanın üst haddinin aynı Kanunun 49. maddesi gereğince 20 yıl hapis cezası olduğu gözetilmeksizin, …nın 103/2, 103/3 ve 103/4. maddelerinin tatbiki sonucu tayin olunan 18 yıl hapis cezası üzerinden …nın 103/6. maddesinin bir artırım maddesi olarak uygulanarak 1/6 oranında artırımla 21 yıl hapis cezası tayini ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı Kararında belirtildiği üzere; suça sürüklenen çocuğun zincirleme biçimde kasten işlediği nitelikli cinsel istismar eylemlerinin neticesi sonucu gerçekleşen ve sorumluluğu için en az taksir derecesinde bir kusurun bulunması gereken …nın 103/6. maddesindeki suçun ağırlaşmış halinin teselsül edemeyeceği, zincirleme biçimde gerçekleşen eylemlerin 103/6. maddeden önceki hallerin olması nedeniyle 43. madde uyarınca yapılacak artırımın 103/2, 103/3 ve 103/4. maddelerle belirlenen ceza üzerinden 43/1. madde uygulanarak bulunacak miktarın 103/6. madde ile tayin edilecek ceza miktarına eklenmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde 103/6. maddesi ile belirlenen hapis cezası üzerinden 43/1. maddesi uygulanarak belirlenmesi suretiyle suça sürüklenen çocuğa fazla ceza tayini ve yine Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 gün ve 2010/4-110 sayılı Kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre, suç tarihinde ve halen çocuk olduğu anlaşılan mağdurun muayenesi ve hakkındaki raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatristi bulundurulması gerektiği gözetilmeden, usulüne uygun teşekkül etmeyen ihtisas kurulu raporuna itibar edilerek …nın 103/6. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi, suça sürüklenen çocuk hakkında 29.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanun ile değişik …nın 31/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak bulunan 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının aynı maddedeki düzenleme gereği 7 yıldan fazla olamayacağı gözetilerek aynı Kanunun 62. maddesi gereğince yapılan indirimin 7 yıl üzerinden yapılması karşısında sonuç ceza itibarıyla sonuca etkili görülmediğinden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 30.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.