YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6366
KARAR NO : 2013/18559
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, suç eşyasının kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Telefon alım satım işi yapan sanığın suça konu telefonu suça sürüklenen çocuk …’dan imzalı kimlik fotokopisi ile satın alması, suça sürüklenen çocuğun telefonu sattığı fiyat konusunda çelişkili beyanlarda bulunması ve taktir kıymet tutanağında suça konu telefonun 40 TL.olarak değerinin tespiti karşısında mahkumiyetine yeterli kesin inandırıcı ve hukuka uygun delil bulunmadığı gözetilmeden atılı suçtan beraati yerine, yazılı şekilde hükümlülüğüne karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk …’ın mağdur …’e yönelik hırsızlık suçu nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK’nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir.
Somut olayda, suça sürüklenen çocuğun mağdur …’e ait çaldığı telefonun satımından elde ettiği menfaatin herhangi bir iadesinde bulunmadığının anlaşılması karşısında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanma koşulları bulunmaması karşısında tebliğnamedeki 2/b nolu bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında suça sürüklenen çocuk …’ın açık kimlik bilgileri nin gösterilmemiş olması,
2-Mağdurların telefonlarının iade edilmesine ve her bir mağdura yönelen eylemi nedeniyle 2 yıl hapis cezasının altında cezaya hükmedilmesi karşısında “müştekinin zararı karşılanması olduğundan CMK 231/6-c maddesindeki şart oluşmadığından ve toplam ceza miktarı 2 yılı aştığından” şeklinde çelişkili, yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuk …’ın mağdur …’e yönelik hırsızlık suçu nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Gerekçeli karar başlığında suça sürüklenen çocuk …’ın açık kimlik bilgileri nin gösterilmemiş olması,
2-Suça sürüklenen çocuğun mağdur …’den çaldığı telefonun yerini göstermek suretiyle sahibine iade edilmesi ve suça konu telefonu satın alan …’nin “Suça sürüklenen çocuğun babası telefonu polise ver zararın ne ise ödeyeyim” şeklindeki beyanı karşısında satın alanın zararının giderilip giderilmediği giderilmiş ise ne zaman giderildiğinin …’den sorulması ile zararın karşılandığının belirlenmesi durumunda suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Mağdurların telefonlarının iade edilmesine ve her bir mağdura yönelen eylemi nedeniyle 2 yıl hapis cezasının altında cezaya hükmedilmesi karşısında “müştekinin zararı karşılanması olduğundan CMK 231/6-c maddesindeki şart oluşmadığından ve toplam ceza miktarı 2 yılı aştığından” şeklinde çelişkili, yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının yer olmadığına karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 13.06.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.