YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11598
KARAR NO : 2012/9221
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve reşit olmayan mağdurenin rızası ile ırzına geçmek suçlarından sanık …’un, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 416/son, 80 ve 430/son maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ve 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.1999 gün ve 1998/74 Esas, 1999/159 sayılı Kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine dosya üzerinden yapılan yargılama sonunda; 5237 sayılı Kanunun sanık lehine hüküm içermediğinden bahisle uygulanması talebinin reddine, eski kararın aynen infazına ilişkin Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2011 gün ve 1998/74 Esas, 1999/159 Ek Kararına karşı;
765 sayılı Türk Ceza Kanununun 430/2. maddesinde “eğer reşit olmayan kimse, cebir ve şiddet veya tehdit veya hile olmaksızın kendi rızası ile şehvet hissi veya evlenme maksadıyla kaçırılmış veya bir yerde alıkonulmuş ise ceza altı aydan üç seneye kadar hapistir” şeklinde düzenlenen reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoymak suçu bakımından yapılan incelemede, somut olayda mağdurenin kendi rızası ile sanıkla birlikte gittiğinin anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı Kanunun 109. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu madde dışında da sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında karşılığının bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan uyarlama yargılaması sonucunda bu suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 15.06.2012 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-07-4676-2012/10460/36022 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
765 sayılı Türk Ceza Kanununun 430/2. maddesinde “eğer reşit olmayan kimse, cebir ve şiddet veya tehdit veya hile olmaksızın kendi rızası ile şehvet hissi veya evlenme maksadıyla kaçırılmış veya bir yerde alıkonulmuş ise ceza altı aydan üç seneye kadar hapistir” şeklinde düzenlenen reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoymak suçu bakımından yapılan incelemede, somut olayda mağdurenin kendi rızası ile sanıkla birlikte gittiğinin anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı Kanunun 109. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu madde dışında da sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında karşılığının bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan uyarlama yargılaması sonucunda bu suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve bu nedenle kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.05.2011 gün ve 1998/74 Esas, 1999/159 sayılı Ek Kararın CMK.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre aynı Kanunun 309/4-d maddesi gereğince sanık hakkında reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan hükmolunan cezanın KALDIRILMASINA, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.