Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/1590 E. 2021/14129 K. 15.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1590
KARAR NO : 2021/14129
KARAR TARİHİ : 15.11.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
No : 2020/510-2021/42

İlk Derece
Mahkemesi : Eskişehir 2. İş Mahkemesi
No : 2018/628-2019/1109

Dava, davacının yaşlılık aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali,aylığın kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı Kurum vekilince istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, müvekkilinin Eskişehir Devlet Hastanesinin 03.03.2014 tarihli sağlık kurulu raporu ile %48 oranında sürekli olarak çalışma güç kaybının belirlenmesi üzerine bağlanan aylığın, davalı Kurumca oranın %8’e düştüğü iddia edilerek iptal edildiğini beyanla, vergi indirim oranını düşüren ve aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile vergi indiriminden aylık almaya hak kazandığının ve aylığın kesildiği tarihten itibaren bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davalı kurumun aylığın kesilmesine ilişkin işleminin iptaline, davacının aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacıya 506 sayılı Kanuna 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanunun 54. maddesiyle eklenen Geçici 87. madde kapsamında, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanması sebebiyle bağlanan yaşlılık aylığına esas 03.03.2014 tarihli sağlık raporunda yer alan bulguların başlangıçta ve halihazırda da var olduğunun, sonraki raporda yer alan değerlendirmenin sadece kas iskelet sistemine ilişkin değerlendirme içerdiğinin, oysa davacının Balthazard formülü kapsamında değerlendirilmesi gereken diğer sistemlerdeki rahatsızlıklarının dikkate alınmadığının Adli Tıp raporu ile ortaya konulmuş bulunduğu, böylece yaşlılık aylığının iptaline dair Kurum işleminin yerinde olmadığına dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı SGK Başkanlığı vekili, şu andaki maluliyet oranının bu dava açısından önemi olmadığını, davacının 03.03.2014 tarihinden sonra başka rahatsızlıklar nedeniyle malullük oranının yükselmiş olabileceğini, davanın reddi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davacıya Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nin 03.03.2014 tarihli raporu ile belirlenen %48 engel oranına göre, 3. derece engellilik indiriminden faydalandırılarak 01.07.2014 tarihinden geçerli aylık bağlandığı, davalı kurum tarafından yaptırılan kontrol muayenesi sonucunda Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin 26.11.2015 tarihli raporu ile davacının engel oranının %8 olarak tespit edilmesi üzerine rapor tarihi olan 26.11.2015 itibariyle aylığı iptal edilerek, 2015/12 ve 2016/1 aylarında yapılan ödemelerin borç kaydedildiği, Yüksek Sağlık Kurulunun 18.03.2015 tarihli kararında, 05.12.2013 tarihli sağlık kurulu raporuna göre pnömokonyoz meslek hastalığı mevcut olup, buna göre Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde maluliyet oranının %21 olduğu, karar tarihinden itibaren iki yıl sonra kontrol, muayenesi gerektiğinin belirtildiği, 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 26.07.2017 tarihli kararında, E cetveline göre %21 oranında maluliyeti bulunduğu, maluliyet başlangıç tarihinin 08.10.2013 tarihli sağlık kurulu rapor tarihi olduğu, pnomokonyozun ilerleyici olduğu, zaman içinde iyileşme beklenmediği tespitine yer verildiği, 3.Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 14.10.2019 tarihli raporunda, davacıda 08.10.2013 tarihinden itibaren Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %21,0 oranında meslekte kazanma gücü kaybına neden olan (q/q 2/2) düzeyinde pnömokonyoz meslek hastalığı bulunduğu ve bu hastalığının iyileşmesi beklenmeyen bir hastalık olduğu ancak Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişide solunum fonksiyonlarında kayıp olmadığından 03.03.2014 tarihinde ve halen bu hastalığı nedeniyle özürlülüğü bulunmadığı, ayrıca 03.03.2014 tarihli ve 587 sayılı sağlık kurulu raporunda belirtilen servikal radikülopati hastalığı nedeniyle %8 (sekiz) özür oranının o dönemde ve halen geçerli olduğu, kişinin mevcut raporları ve Kurul muayenesinde tarif ve tespit edilen diğer hastalıkları nedeniyle halihazırda 30.03.2013 tarih, 28603 Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre:
I- Ürogenital Sistem, Üst Üriner Sistem, İntermittan semptom veren ve devamlı tedaviyi gerektimeyen üst üriner sistem hastalığı (sağ böbrekte kist) %5
II- Kardiovasküler Sistem, Hipertansiyon Klas I %10
III- Sinir Sistemi, Uyku ile İlişkili Bozukluklar, Uykuda solunum bozuklukları (obstruktif uyku apne sendromu) %35
IV- Kas İskelet Sistemi, Servikal omurga, radikülopati %8
Balthazard formülüne göre: %48,87 engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %49 olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu arasındaki çelişkileri giderecek şekilde Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alınarak, davacının aylığın kesildiği tarih itibariyle özürlülük oranını tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlemek ve sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.