YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/643
KARAR NO : 2011/8319
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık … tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık …’ün yüklenen hırsızlık,mala zarar verme suçlarını işlediğine ilişkin diğer sanıklar … ile …’ın, soruşturma aşamasındaki suç atma niteliğinde kalan anlatımları dışında, hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, ayrı ayrı beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanık …’ün,eylemi hakkında güvenlik tedbiri uygulanan … ile birlikte gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında;müştekiler … ve …’a yönelik eylemlerine uyan 765 Sayılı TCK’nın 492/1,522,55/3 maddeleri gereğince,müşteki …’a yönelik eylemi hakkında 765 Sayılı TCK’nın 493/1,61,522,55/3. maddelerine göre lehe yasa karşılaştırmasının yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
3-5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanık …’ün eyleminin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4 ve 119/1-c. maddelerinde tanımlanan birden fazla kişi ile geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi,
4-Denetim olanağının sağlanması için sanığın her eylemi için ayrı ayrı uygulama yapılması gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
5-Kabule göre de;
A-5237 sayılı TCK.nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde,bu maddenin düzenleniş amacı dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
B-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık … hakkında hırsızlık suçlarından hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların 5237 sayılı TCK’nın 50/1. maddesindeki adli para cezası veya seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ile … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, ceza süresi bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine,08.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.