Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/2280 E. 2022/48 K. 12.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2280
KARAR NO : 2022/48
KARAR TARİHİ : 12.01.2022

Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2019 tarih ve 2018/419 – 2019/333 sayılı kararı
Suç : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
14.08.2018 (6136 sayılı Kanuna muhalefet suçu yönünden)
Hüküm : 1-Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan; TCK’nın 302/1, 31/3, 62, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,
2-Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; TCK’nın 82/1 a-g, 35, 31/3, 62, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,
3-6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan; 6136 sayılı Kanunun 13/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nın 62, 52/2-4, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde silahların eşitliği ile çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda savunmaya yeterli imkan sağlanıp bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
1-a-Sanığın Kollukta müdafii eşliğinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak verdiği Cumhuriyet savcılığı ve Sulh Ceza Hakimliğinde tekrar ettiği, aksi de kanıtlanamayan savunmasına göre, taşınmasına yardım ettiği, parçalı vaziyette götürüp atış yerinde montajını yaptıkları Katuşa roket atarla örgüt mensubu AZAD(K) isimli füzeci tarafından zer tepe üst bölgesine Mehmetçik tepesinden bir el yapılan atışın, 16.02.2018 tarihli tutanak içeriğine göre saat 15:31’de üst bölgesi üzerinden aşarak 300- 400 metre kuzeye düştüğü ve patlama sesinin duyulmadığının, herhangi bir hasar ve zayiatın bulunmadığının anlaşılmış olması karşısında; Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu yönünden kasten öldürme veya kasten öldürmeye teşebbüs gibi amaç suçun elverişli/vahim eylemi kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte bulunup bulunmadığının şüpheye yer bırakmayacak biçimde kesin olarak belirlenmesinin temini bakımından gerekirse ve mümkün olduğunda mahallinde keşif de icra olunup, atış mesafesi, kullanılan silahın etkin mesafesi ile isabet halinde yol açabileceği sonuçların bilirkişi marifetiyle belirlenmesinden sonra Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarının oluşup oluşmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b-6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükme yönünden, 16.02.2018 tarihinde Katuşa roket atarla örgüt mensubu AZAD(K) isimli füzeci ile birlikte zer tepe üst bölgesine Mehmetçik tepesinden atış yaptığı kabul edilen ve 14.08.2018 tarihinde vahim nitelikli silahla gelerek teslim olduğu anlaşılan sanık hakkında 6136 sayılı Kanunun 13/2 maddesi gereğince belirlenen temel cezanın ayrıca anılan Kanunun ek 5. maddesi gereğince de artırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Nüfus kaydı temin edilmeyen ve beyanına göre Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarının işlendiği tarihte 18 yaşından küçük olduğu kabul edilen sanığın tüm suçlar yönünden suç tarihlerinde kaç yaşında olduğunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kesin olarak belirlenmesi bakımından, yetkili merciler ve kolluk araştırması ile nufüs kayıtlarının teminine çalışılması ve sağlık kurumlarından heyet raporu alınması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş ,sanık ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.