Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/8443 E. 2013/2255 K. 05.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8443
KARAR NO : 2013/2255
KARAR TARİHİ : 05.03.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.10.2008 gün ve 2008/268 Esas, 2008/316 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Nüfus kaydına göre 20.02.1994 doğumlu olup suç tarihinde 14 yaş 4 ay 17 günlük olan mağdure ile sanığın anlaşarak birlikte kaçıp Sakarya İli Karasu İlçesinde yaklaşık 4-5 gün birlikte yaşadıkları, burada sanıkla mağdurenin birden fazla ilişkiye girdikleri, daha sonra resmi olarak evlendikleri olayda; sanığın, aşamalarda mağdurenin kendisine 16 yaşında olduğunu söylediğini ve bu nedenle O’nu 16 yaşında bildiğini beyan etmesi, mağdurenin de bunu doğrulaması karşısında, Adli Tıp Kurumunun kimi raporlarında hormon gelişimi ve beslenme gibi nedenlerle kemik yaşının kayıtlı yaşından farklılık gösterebileceği belirtildiğinden, mağdurenin içinde radyoloji uzmanı bulunan tam teşekküllü bir Devlet Hastanesine veya Adli Tıp Kurumuna sevkedilerek, suç tarihindeki gerçek yaşının tespiti ile yine suç tarihindeki kemik yaşı ve fizyonomik görünümü itibarıyla 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı konularında rapor alındıktan sonra ve mahkemenin bu husustaki gözlemini de tespit ederek, dosyadaki tüm deliller birlikte irdelenerek, mağdurenin suç tarihi itibarıyla görünüm olarak 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı, sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesinin mümkün olup olmadığı, TCK.nın 30. maddesi yönünden de değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında TCK.nın 103/2, 43/1, 31/3. maddeleri gereğince belirlenen 6 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden 62. madde uyarınca indirim yapılması suretiyle 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası verilmesi gerekirken 5 yıl 6 ay hapis cezası verilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.