Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2021/5937 E. 2021/10281 K. 29.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5937
KARAR NO : 2021/10281
KARAR TARİHİ : 29.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi (Annenin Tespiti)

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde; davalı … ile …’in gayri resmi birlikteliklerinden 1993 yılında davacının dünyaya geldiğini, nüfusa kaydettirilmeden akrabalarının yanına bırakılarak anne ve babasının Irak’a gittiklerini, davacının vatandaşlık hakkı kazanabilmesi ve kimlik belgesi alabilmesi için annesinin …, babasının … olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; nüfus kayıt ve ölüm olaylarının yazımı görevi idareye ait olup nüfusa tescil edilmemiş kişilerin nüfusa kaydedilebilmesi için mahkeme kararına ihtiyaç bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23/05/2019 tarihli, 2017/12826 esas, 2019/5470 karar sayılı ilamı ile dava dilekçesinde, nüfusa kayıtlı olmayan davacının anne ve babasının tespiti istenildiği, Türk Medeni Kanunu’nun 30. maddesinin 2. fıkrasında “Nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum her türlü kayıtla ispat edilir.” hükmünü içerdiği,yine 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesinin (c) fıkrasında, “Tespit davaları, kaydın iptali veya düzeltilmesi için açılacak davalara karine teşkil eder.” ibaresini içermekle, Mahkemece açılmış bulunan davada davacının annesinin tespiti yönünden davanın nüfus kaydının düzeltilmesi ile ilgili istem olduğu ve Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesine göre asliye hukuk mahkemesinin görevinde bulunduğu dikkate alınarak annenin tespiti yönünden, ilgililer arasında DNA incelemesi yaptırılarak alınacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,davacının babasının … olduğunun tespiti yönünden ise dava; Türk Medeni Kanunu’nun 301 ve devamı maddelerinde düzenlenen babalığın tespiti istemine ilişkin olup, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4.maddesinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK.118-395) kaynaklanan bütün davalarda aile mahkemesinin görevli olduğunun hükme bağlandığı ve aile mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemelerinde davanın aile mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerektiği dikkate alındığında, babanın … olduğuna ilişkin davanın tefrik edilerek davaya Aile Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiş, bozma sonrası yapılan yargılamada, baba yönünden dava tefrik edilmiş, annenin tespitine yönelik davada ise davacının annesi olduğu iddia edilen …’in kan örneklerinin alınması hususunda celse arasında davacı tarafa süre verildiği, ancak şahsın yurt dışında öldüğü ve bu nedenle DNA örneklerinin alınamayacağına ilişkin davacı vekili tarafından beyan dilekçesi sunulduğu, davanın niteliği gereği tek başına tanık beyanları ile soybağı tesisi kurulamayacağın gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi ve nüfus kayıtlarına yönelik tespit davaları kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği sonuçlara göre karar vermek zorundadır. O halde mahkemece davacının annesinin … olduğu iddiasına yönelik olarak , davacı vekilinin …’in Irak ülkesinde öldüğü ve mezar yerini bilmedikleri beyanları karşısında …’in mezar yerinin araştırılması, mezar yerinin tespiti halinde annelik indeksinin hesaplanması için DNA araştırması yapılması, bunun mümkün olmaması halinde annesel soy ağacındaki bireylerde (kardeşler, anneanne, teyze ve dayılar ile teyze çocukları gibi) aynı baz dizilimine sahip olduğundan ve şahısların aynı annesel soydan gelip gelmedikleri ile ilgili bilgi sağlayabileceğinden, gerektiğinde bu hususun Adli Tıp Kurumundan sorularak davacı ile annesi olduğu iddia edilen …’in belirtilen yakınları arasında aynı annesel soydan gelip gelmediklerine ilişkin DNA araştırması yaptırılıp ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile davanın reddine karar verilmesi, doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29.12.2021 (Çrş.)