Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/953 E. 2021/3058 K. 22.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/953
KARAR NO : 2021/3058
KARAR TARİHİ : 22.11.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10/01/2013 tarihinde verilen dilekçeyle ortaklığın giderilmesi talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 23/09/2014 tarihli kararın davalılar …, …, …, … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, Kilyos, 946 Ada, 12 Parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduğunu, arsa vasıflı taşınmaz üzerindeki binada müvekkilinin bağımsız bölümü bulunmadığından davalıların davacının bağımsız bölümünü teslim etmediklerini belirterek taraflar arasındaki ortaklığın aynen taksim yoluyla, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın satışı suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalılardan Muhammet Şahiner, dava konusu gayrimenkulün arsa ve bu arsa üzerinde inşaat yapan yapı sahibi bulunduğu, yapıyı inşaa etmekle beraber bağımsız bölüm bedelini ödeyen kişilerin taşınmazlarını teslim aldıklarını ve faydalandıklarını, davanın kabulü halinde arsa ve yapı değerinin ayrı ayrı hesap edilerek yapının değerinin kendisine düşen arsa payına ilave edilmesi gerektiğini ifade ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davacının davasının kabulü ile dava konusu gayrimenkulün taraflar arasında aynen veya ivaz ilave suretiyle taksimi mümkün olmadığı gerekçesiyle ortaklığın satış yolu ile giderilmesine hükmetmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını süresi içinde davalılar …, …, …, … vekilleri temyiz etmiştir.
2. Temyiz Nedenleri
2.1 Davalı … vekili, müvekkilinin arsa vasıflı taşınmazdaki payını tapuda devretmek sureti ile sattığını, davaya konu gayrimenkulde artık pay sahibi olmadığından aleyhine hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2.2 Davalı … vekili, dava konusu arsanın 481/848 pay sahibi ve arsa üzerine yapılan binanın yapı sahibi olduğunu, davacının davaya konu arsada 9/848 pay sahibi olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili davacının arsa payını satın aldığı …binada pay ve hak sahibi olmadığını …ile müvekkili arasında tapu iptali tescil, mülkiyetin tespiti talebiyle yapılan yargılamada Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1988/269 E. 1990/578 K. sayılı dava dosyasında verilen 01/11/1990 tarihli kararda, davacının arsa payını satın aldığı …’ın arsa üzerine yapılan binada hiç bir hakkının bulunmadığına karar verildiğini ve bu kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, mahkemece davacının davaya konu arsa üzerinde yer alan binada hiçbir hakkının bulunmaması konusunda menfi veya müspet bir açıklamada bulunmadan karar vermesinin hatalı olduğunu savunmuştur.
2.3 Davalı … vekili, eksik inceleme yapıldığını, aynen taksimin mümkün olduğunu, davaya konu binanın kaçak olduğu gerekçesiyle ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilerek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini açıklamış, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2.4 Davalı … vekili, dava dilekçesinin ve gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, hükme esas alınan raporun yetersiz olduğunu, eksik inceleme yapıldığını ileri sürmüştür.
3.Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu taşınmazdaki paydaşlığın (Ortaklığın) nasıl giderileceği noktasında toplanmaktadır.
3.2. Hukuki Sebep
3.2.1 Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
3.2.2 Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
3.2.3 Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parçanın (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde eğer bunların değeri sulh mahkemesinin görevine giriyorsa olay bir hadise olarak, sulh mahkemesinde çözümlenir. Aksi halde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HUMK’nun 567.maddesi hükmü uyarınca on(10) günlük yasal süre verilmelidir. Yasadan doğan bu süre kesin olup kısaltılamaz ve uzatılamaz. Bu süre içerisinde dava açılırsa sonucun beklenmesi, açılmaz ise o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
3.3. Temyiz Nedenlerinin Değerlendirilmesi
3.3.1 Somut olaya gelince; davalı … Şahiner dava konusu arsanın 481/848 pay sahibi ve arsa üzerine yapılan binanın yapı sahibi olduğunu, davacının arsada 9/848 pay sahibi olduğunu ancak binada pay ve hak sahibi olmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece yukarıdaki ilkeler doğrultusunda inceleme yapılması gerekirken muhdesat iddiası incelenmeden noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, 22/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.