YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8478
KARAR NO : 2021/15830
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce 2015/329 E. – 2017/211 K. sayılı kararının Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, davalı Hazine vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; Dava konusu … İlçesi, … Köyü, 17 ada, 28 parsel sayılı taşınmazın, yenilemeye tabi olduğu şerhi ile 20/01/2004 tarihinde davacı tarafından satın alındığı, taşınmazın bulunduğu … Köyü’nde tapulama çalışmalarının 1946-1947 yılları arasında yapılarak 25/03/1947 tarihinde askıya çıkarıldığı, kadastro çalışmasının 12/11/1947 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazın evveliyatının 17 ada 10 parsel sayılı taşınmaz olduğu, daha sonra 10 parsel sayılı taşınmazın komşu parseller olan 12,13 ve 14 sayılı parsellerle birlikte 10/03/1973 tarihinde önce tevhit sonra ifraz görerek 17 ada 15,16, 17, 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, 27/11/1985 tarihinde … tarafından yapılan kamulaştırma işlemi ile 20, 21, 22, 25, 26, 27 ve 28 nolu parsellere ayrıldığı en son 2009 yılında 3402 sayılı Yasa’nın 22/a maddesi uygulamasına tabi tutulduğu, 03/03/2010 tarihinde kesinleşen bu uygulama ile 4.800,00 m2 olan yüzölçümünün 3.330,29 m2 olarak tespit edildiği, fen raporuna göre taşınmazın 800 m2’sinin dere yatağında, 63103 m2’sinin komşu 17 ada 22 parsel sayılı taşınmazın içinde kaldığı, davacının bunun üzerine 17 ada 22 parsel malikine karşı … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/3556 E-2014/23 K. sayılı dosyasında tapu iptal tescil davası açtığı, mevcut hatanın ilk kadastro işlemindeki tersimat hatasından kaynaklandığının anlaşıldığı, davacının davasının reddedildiği ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
4721 sayılı TMK’nın sorumluluk kenar başlığını taşıyan 1007. maddesinde “Tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararlardan devlet sorumludur. Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder” hükmü yer almakta olup, tapu işlemleri kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden sıralı işlemler olup, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan TMK’nın 1007. maddesi anlamında devletin sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre, davacının zararının oluştuğunun kabulü ile arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesine ve bedelin davalı Hazineden tahsiline ilişkin ilk derece mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK’nın 370. maddesi gereğince ONANMASINA, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, 23/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.