YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1873
KARAR NO : 2012/1658
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
Irza geçme suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan mahkûmiyetine dair … 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.03.2006 gün ve 2006/10 Esas, 2006/86 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan soruşturma sırasında, olaydan hemen sonra 26 Mayıs 2003 tarihinde mağdurun yapılan muayenesi sonucu devlet hastanesinde düzenlenen raporda, anal bölgede saat 12 hizasında 1 cm uzunluğunda akut anal fistur saptandığının belirtildiği, 27 Mayıs 2003 tarihinde Adli Tıp Kurumu … Şube Müdürlüğünde mağdurun yapılan muayenesi sonucunda düzenlenen raporda, fiili livataya delalet edecek maddi bir bulguya rastlanmadığı ancak; erişkin şahıslarda rıza ve itina ile yapılan cinsel temaslarda maddi bulguya pek rastlanmadığının, bu hususun adli tahkikat ile belirlenebileceğinin belirtilmesi ve akıl hastası olan mağdurun istikrarlı anlatımlarında, sanığın kendisini elinden tutarak evine götürdüğünü, kendisine “üstünü çıkar, seni yapacağım canını acıtmayacağım” demesi üzerine korkarak üzerini çıkardığını, sanığın da üzerini çıkardığını, kendisini sırt üstü yere yatırarak okşadığını ve arka tarafını tükürüğüyle ıslatarak fiili livatada bulunduğunu, olay öncesinde de sanığın birkaç kez evine götürerek fiili livatada bulunduğunu beyan ettiği, tanık …’ün mağdurun sanığın evine birkaç kere girip çıktığını gördüğü ve olayı mahalle muhtarı tanık …’e bildirdiği, tanık …’ün de mağdura olayı sorduğunda sanığın kendisini kandırarak zorla tecavüz ettiğini söylediği ve resmi makamlara bildirdiği anlaşılmakla, sanığın akıl hastası olan ve fiile mukavemet edemeyecek durumda bulunan mağdurun birden fazla ırzına geçtiği gözetilmeden suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326 maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.