Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/7905 E. 2012/13118 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7905
KARAR NO : 2012/13118
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

Irza geçme (üç kez) ve kaçırma (iki kez) suçlarından sanık …, ırza geçme (üç kez) ve ırz ve namusa tasaddide bulunma suçlarından sanık … ve ırza geçme (üç kez) suçundan katılan sanık …’ın yapılan yargılamaları sonunda; katılan sanık … ve sanık …’in ırza geçme eylemlerinin ırz ve namusa tasaddide bulunma suçlarını oluşturduğunun kabulü ile katılan sanık … hakkında atılı suçların farik ve mümeyyizi olmadığı, sanık … hakkında ise ceza ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına, sanık …’un ise ırza geçme eylemlerinin çocuğun basit cinsel istismarı (üç kez) suçlarını oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkûmiyetine, kaçırma suçlarından ise beraatine dair Uşak Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.03.2007 gün ve 2002/85 Esas, 2007/76 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan sanık ve sanıklar müdafileri ve mağdurlar … ile … vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurlar … ve … ile zorunlu vekillerinin sanıklardan şikâyetçi olup cezalandırılmalarını isteyerek ve mahkemece verilen hükmü de temyiz ederek açıkça katılma iradelerini ortaya koydukları, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, mağdurların katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördükleri konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı anlaşılmakla, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdurlar … ve …’in katılan, zorunlu vekilleri Av. … ve Av. …’un da katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek sanıklar müdafilerinin yanında katılan mağdurlar vekillerinin de temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanıklar … ve … hakkında kaçırma suçlarından açılan kamu davaları ile ilgili hüküm kurulmamış ise de; bu hususta mahkemece karar verilmesi mümkün görülmüş, sanık … hakkında hüküm kurulurken mağdur olarak …’in adı yerine …’in adının yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Oluşa uygun kabule göre, sanıklar …, … ve …’nın işledikleri kabul edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçlarının 765 sayılı TCK.nın 415/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu ve suç tarihi olan Nisan 2001, Aralık 2001 ve 21.02.2002 tarihlerinden itibaren inceleme gününe kadar bu sürelerin gerçekleştiği, sanık …’e isnat olunan kaçırma suçlarının ise 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi gereğince zamanaşımı süresi yönünden lehe olan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu ve aynı Kanunun 66/2. maddesi uyarınca 10 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanığın sorgusunun yapıldığı 17.04.2002 tarihinden itibaren inceleme gününe kadar da bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.