YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2940
KARAR NO : 2012/7572
KARAR TARİHİ : 02.07.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.09.2011 gün ve 2009/181 Esas, 2011/145 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesinin sanık müdafii ve katılan mağdur vekili tarafından istenilmesi, sanık müdafiin de incelemenin duruşmalı yapılmasını talep etmesi üzerine dava evrakı Yargıay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 13.06.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanıklar müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelemesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bu gün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Elkonulan CD’lerdeki müstehcen içerikli görüntüleri yeğeni olan yedi yaşındaki mağdureye seyrettirdiği anlaşılan sanık hakkında müstehcenlik suçundan zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılabilmesi mümkün görülmüştür.
Suçun niteliğine etkisi bakımından mağdurenin nüfus kaydı ile mağdure ve sanık arasındaki akrabalık ilişkisini gösterir aile nüfus kayıt tablosu getirtilmeden hüküm kurulmuş ise de; bu eksiklik Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla nüfus kayıtları temin edilerek giderildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın zincirleme şekilde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle uygulama yapılırken gerekçesi gösterilmek suretiyle temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve TCK.nın 43. maddesi uyarınca da orantılı şekilde alt sınırdan artırım yapılmış olması karşısında tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafii ve katılan mağdur vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.