YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3552
KARAR NO : 2012/2010
KARAR TARİHİ : 22.02.2012
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar … ve …’nin yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair, Tosya Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 15.11.2006 gün ve 2006/69 Esas, 2006/312 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Tüm dosya kapsamından, sanık …’in bulduğu araçla diğer sanığın katılımıyla mağdureyi alarak Tosya ilçesine götürdükleri ve bu suretle sanıkların eylemi birlikte gerçekleştirdikleri anlaşıldığı halde, 5237 sayılı TCK.nın 37. maddesi yollamasıyla her iki sanığın 5237 sayılı TCK.nın 109/1, 109/3-f, 109/5 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları yerine sanık …’in yardım eden durumunda olduğunun kabulü ile hakkında 5237 sayılı TCK.nın 109/1, 109/3-f, 109/5 ve 39. maddelerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından, her iki sanık hakkında aynı Kanunun 109/3-b maddesinin uygulanmaması ise, aynı maddenin (f) fıkrasının uygulanması sebebiyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, bu nedenle de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.03.2004 gün ve 2004/6-41 Esas, 2004/70 sayılı Kararda açıklandığı üzere, bu hatalı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif cezadan ötürü ikinci kez ve başka bir biçimde yararlandırılması anlamına geleceğinden dolayı 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231. maddesinden yararlanamayacağından bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hak yoksunluğu uygulamasında dayanılan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, sanık … hakkında mahkûmiyetin sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi ve 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesi uyarınca; sanık …’in mahkûm olduğu hapis cezası ertelenmekle, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanamayacağının gözetilmemesi kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümlerin çıkarılarak, bunun yerine sanık … ile ilgili hükme “sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin, sanık … ile ilgili hükme de “sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesi hariç olmak üzere 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.